Sigortasız çalıştırılan işçi ne yapabilir sorusunu açıklayan hukuk makalesi kapak görseli

Sigortasız Çalıştırılan İşçi Ne Yapabilir? Şikayet, Hizmet Tespiti ve Tazminat Hakları

Sigortasız çalıştırılan işçi ne yapabilir sorusu, işçinin fiilen çalışmasına rağmen SGK’ya hiç bildirilmemesi, geç bildirilmesi veya çalışmasının gerçeğe aykırı şekilde eksik gösterilmesi halinde gündeme gelir. Bu durum yalnızca işverenin idari para cezası riskiyle sınırlı değildir; işçinin hizmet süresi, emeklilik primi, sağlık güvencesi, ücret alacakları ve tazminat hakları bakımından da sonuç doğurabilir.

İşverenin, 4/a kapsamında çalıştırdığı sigortalılar için işe giriş bildirgesini kural olarak işe başlamadan önce vermesi gerekir. Bu nedenle “deneme süresi”, “geçici çalışma” veya “sigortayı sonra yaparız” gibi gerekçeler, işverenin sigortalı bildirim yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sigortasız çalıştırıldığını düşünen işçi, somut duruma göre SGK’ya şikayette bulunabilir, ALO 170 üzerinden başvuru yapabilir ve şartları varsa hizmet tespiti davası açabilir. Bunun yanında ücret, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu konuda en önemli nokta, her yolun aynı sonucu doğurmamasıdır. SGK’ya şikayet, hizmet tespiti davası ve işçilik alacağı davası birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Hangi yolun seçileceği; çalışma süresi, mevcut SGK kaydı, ödeme şekli, tanıklar, yazışmalar ve diğer delillere göre belirlenir.

Kısa Cevap

Sigortasız çalıştırılan işçi, SGK’ya veya ALO 170’e şikayette bulunabilir. Fiili çalışmanın SGK kayıtlarına yansımadığı durumlarda, şartları varsa hizmet tespiti davası açılması gündeme gelebilir. Hizmet tespiti davalarında süre ve delil durumu önemlidir; genel kural olarak bildirilmeyen çalışmalar bakımından hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıllık süre dikkate alınır.

Sigortasız çalışma ayrıca ücret, fazla mesai, yıllık izin, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları bakımından da sonuç doğurabilir. Ancak bu hakların doğup doğmadığı her olayda ayrıca değerlendirilir. Sigortasız çalışmış olmak, tek başına bütün tazminatların otomatik olarak alınacağı anlamına gelmez. İşçinin sigortası yapılmış görünmesine rağmen gerçek ücretinin SGK’ya düşük bildirildiği durumlarda ise “SGK Priminin Düşük Gösterilmesi Halinde İşçi Ne Yapabilir?” başlıklı yazımız ayrıca incelenebilir.

Sigortasız Çalışma Nedir?

Sigortasız çalışma, işçinin fiilen çalışmasına rağmen işveren tarafından SGK’ya hiç bildirilmemesi veya çalışmasının gerçeğe aykırı şekilde eksik bildirilmesi halinde gündeme gelir. Bu durum yalnızca “hiç sigorta yapılmaması” ile sınırlı değildir. Sigorta girişinin geç yapılması, çalışılan günlerin eksik gösterilmesi veya gerçek ücret yerine daha düşük ücret üzerinden bildirim yapılması da işçi açısından hak kaybına yol açabilir.

İşçinin fiilen çalışmaya başladığı halde SGK kaydının yapılmaması, geç yapılması veya eksik yapılması hukuken önemlidir. Ancak hangi yolun izleneceği; çalışmanın süresine, mevcut SGK kayıtlarına, ücret ödeme şekline, tanık durumuna ve eldeki diğer delillere göre değişebilir.

Hiç sigorta yapılmaması

İşçi bir işyerinde fiilen çalışmasına rağmen SGK’ya hiç bildirilmemişse, klasik anlamda sigortasız çalışma iddiası gündeme gelir. Bu durumda işçi, duruma göre SGK’ya şikayette bulunabilir ve şartları varsa hizmet tespiti davası açabilir.

Burada önemli olan yalnızca işçinin “çalıştım” demesi değildir. Fiili çalışmanın tanık, ödeme kaydı, yazışma, vardiya bilgisi, işyeri kaydı veya benzeri delillerle desteklenmesi gerekir.

Sigorta girişinin geç yapılması

Bazı durumlarda işçi işe başlar, ancak SGK girişi daha sonraki bir tarihte yapılır. Örneğin işçi 1 Mart’ta çalışmaya başlamış olmasına rağmen SGK girişi 15 Mart’ta yapılmış olabilir. Bu durumda işçinin ilk çalışma günleri SGK kayıtlarında görünmez.

Bu ihtimal, hiç sigorta yapılmamasından farklıdır. Çünkü işçi için bir SGK kaydı vardır; ancak fiili başlangıç tarihi ile bildirilen başlangıç tarihi arasında fark bulunabilir. Bu farkın ispatı halinde, eksik bildirilen dönem bakımından hukuki başvuru yolları gündeme gelebilir.

Eksik gün bildirilmesi

İşçinin ay boyunca çalışmasına rağmen SGK kayıtlarında eksik gün gösterilmesi de ayrı bir sorundur. Örneğin işçi fiilen 30 gün çalıştığı halde SGK’da 10 gün veya 15 gün bildirilmiş olabilir.

Bu durumda sorun, işçinin tamamen sigortasız olması değil; çalışmasının eksik bildirilmesidir. Eksik gün bildirimi, işçinin prim gün sayısını, emeklilik hesabını ve sosyal güvenlik haklarını etkileyebilir. Bu nedenle fiili çalışma düzeni ile SGK kayıtları arasında fark olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Ücretin düşük gösterilmesi

Bazı işyerlerinde işçinin gerçek ücreti daha yüksek olmasına rağmen SGK’ya daha düşük ücret üzerinden bildirim yapılabilir. Örneğin işçi 35.000 TL ücret alırken SGK’ya asgari ücret üzerinden bildirilmiş olabilir.

Bu durum, hiç sigorta yapılmaması ile aynı şey değildir; ancak işçi açısından ciddi hak kaybı doğurabilir. Çünkü SGK’ya bildirilen prime esas kazanç, ileride emeklilik, rapor parası, işsizlik ödeneği ve bazı tazminat hesapları bakımından etkili olabilir.

Ücretin düşük gösterilmesi ayrı bir hukuki problem olduğu için, bu konu ayrıca değerlendirilmelidir.

Deneme süresinde sigorta yapılmaması

Deneme süresi, işverenin sigorta yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşçi deneme süresinde de fiilen çalışıyorsa, çalışması SGK’ya bildirilmelidir.

Bu nedenle “ilk iki ay deneme süresi, sigorta sonra yapılır” şeklindeki uygulama hukuken güvenli bir açıklama değildir. Deneme süresi, taraflara iş sözleşmesini belirli şartlarda daha kolay sona erdirme imkânı verebilir; ancak işçinin çalıştığı dönemin sigortasız bırakılması sonucunu doğurmaz.

Sigortasız Çalıştırılan İşçi Ne Yapabilir?

Sigortasız çalıştırılan işçi, öncelikle kendi durumunun hangi hukuki soruna girdiğini belirlemelidir. İşçinin SGK kaydı hiç yapılmamış olabilir, işe giriş tarihi geç bildirilmiş olabilir, çalıştığı günler eksik gösterilmiş olabilir veya gerçek ücreti SGK’ya daha düşük bildiriliyor olabilir. Bu ihtimallerin her biri farklı başvuru ve ispat değerlendirmesi gerektirir.

Genel olarak sigortasız çalıştırıldığını düşünen işçi için üç temel yol gündeme gelebilir.

Birincisi, SGK’ya veya ALO 170’e şikayet başvurusu yapılmasıdır. ALO 170, çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanındaki soru, ihbar, şikayet, başvuru ve talepler için kullanılan resmi iletişim kanalıdır.

İkincisi, şartları varsa hizmet tespiti davası açılmasıdır. Bu dava, işçinin fiilen çalışmasına rağmen SGK kayıtlarında görünmeyen veya eksik görünen çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla tespit edilmesini amaçlar.

Üçüncüsü, işçilik alacakları ve tazminat taleplerinin ayrıca değerlendirilmesidir. Ücret, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi talepler, hizmet tespiti davasından farklı hukuki başlıklardır. İşçi alacakları ve tazminat talepleri bakımından dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru dava şartı gündeme gelebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: SGK’ya şikayet, hizmet tespiti davası ve işçilik alacağı davası aynı şey değildir. Şikayet, Kurum nezdinde inceleme yapılmasına yol açabilir. Hizmet tespiti davası, bildirilmeyen çalışma süresinin mahkeme kararıyla tespit edilmesini amaçlar. İşçilik alacağı davası ise işçinin ücret, fazla mesai, izin ücreti ve tazminat gibi parasal talepleriyle ilgilidir.

Bu nedenle sigortasız çalıştırıldığını düşünen işçinin yalnızca “nereye şikayet ederim?” sorusuna değil, aynı zamanda “hangi dönemi ispatlayabilirim, elimde hangi deliller var, süre bakımından risk var mı, ayrıca işçilik alacağım doğmuş olabilir mi?” sorularına da cevap araması gerekir.

Sigortasız çalışmada SGK şikayeti, hizmet tespiti davası ve işçilik alacaklarını karşılaştıran infografik

Sigortasız İşçi Nereye Şikayet Edilir?

Sigortasız çalıştırıldığını düşünen işçi, SGK’ya başvuru yapabilir veya ALO 170 üzerinden şikayet oluşturabilir. ALO 170, çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanındaki soru, ihbar, şikayet, başvuru ve talepler için kullanılan resmi iletişim kanalıdır.

Şikayet başvurusu e-Devlet üzerinden de yapılabilir. e-Devlet’te yer alan “Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi ALO 170” hizmetiyle SGK’ya talep, öneri ve şikayet başvurusu yapılabilir ve başvuru durumu takip edilebilir.

Şikayet sırasında işçinin mümkün olduğunca somut bilgi vermesi önemlidir. İşyerinin adı, çalışma tarihleri, görev tanımı, çalışma saatleri, ücret ödeme şekli, varsa yazışmalar, ödeme kayıtları ve tanık bilgileri başvurunun değerlendirilmesi açısından faydalı olabilir.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Şikayet başvurusu her durumda geçmiş sigortanın otomatik olarak düzeltilmesi anlamına gelmez. SGK inceleme yapabilir; fakat geçmiş dönem çalışmanın mahkeme kararıyla tespiti gerekiyorsa hizmet tespiti davası gündeme gelebilir.

Hizmet Tespiti Davası Nedir?

Hizmet tespiti davası, işçinin fiilen çalışmasına rağmen SGK’ya bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla tespit edilmesini amaçlayan davadır. Bu dava özellikle işçinin geçmişte sigortasız çalıştırıldığı, sigorta girişinin geç yapıldığı veya çalışma süresinin eksik bildirildiği durumlarda gündeme gelebilir.

Hizmet tespiti davasında en önemli konular; fiili çalışma, deliller, süre ve işyerindeki çalışma düzenidir. İşçinin yalnızca “ben orada çalıştım” demesi yeterli görülmeyebilir. Çalışmanın tanık, ödeme kaydı, yazışma, vardiya çizelgesi, işyeri kaydı veya benzeri delillerle desteklenmesi gerekir.

Bu davada süre konusu ayrıca önemlidir. 5510 sayılı Kanun m.86/9 kapsamında hizmet tespiti davası bakımından genel olarak hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık süre kuralı gündeme gelir. Ancak kısmi bildirim, Kurum tespiti, işe giriş bildirgesi veya farklı kayıtların bulunması gibi ihtimaller somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle hizmet tespiti davası bakımından en riskli hata, süre ve delil durumunu incelemeden hareket etmektir. Özellikle eski dönem çalışmalarda, hangi yılların dava konusu yapılabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Sigortasız Çalışma Nasıl İspat Edilir?

Sigortasız çalışmanın ispatı, bu tür uyuşmazlıkların en kritik kısmıdır. Çünkü işçi fiilen çalıştığını ortaya koyamazsa, şikayet veya dava sürecinde istediği sonuca ulaşması zorlaşabilir.

İspatta tek bir delile mutlak sonuç bağlanmaz. Mahkeme, delilleri birlikte değerlendirir. Bu nedenle işçinin elindeki belgeler, tanıklar, ödeme kayıtları ve dijital yazışmalar birlikte önem kazanır.

Sigortasız çalışmanın ispatında şu deliller kullanılabilir:

Tanık beyanları: Aynı işyerinde çalışan kişiler, işçinin düzenli olarak o işyerinde çalıştığını gören kişiler veya işyeriyle bağlantılı üçüncü kişiler tanık olarak önem taşıyabilir.

Banka kayıtları: İşverenden veya işyeriyle bağlantılı kişilerden düzenli ödeme alınması, ücret ilişkisini gösterebilir.

WhatsApp ve e-posta yazışmaları: İşe çağırma, vardiya, görev, izin, ücret, mesai veya işyeri talimatlarına ilişkin yazışmalar fiili çalışmayı destekleyebilir.

Vardiya ve puantaj kayıtları: İşyerinde tutulan vardiya listeleri, puantaj çizelgeleri, görev planları ve giriş-çıkış kayıtları çalışma düzenini gösterebilir.

Kamera ve turnike kayıtları: İşyerine düzenli giriş-çıkış yapıldığını gösteren kayıtlar, fiili çalışma iddiasını destekleyebilir.

Fiili çalışma izleri: İş kıyafeti, görev listesi, müşteri kayıtları, teslimat belgeleri, sistem kullanıcı kayıtları, işyeri fotoğrafları veya yapılan işe ilişkin belgeler yardımcı delil olabilir.

Sigortasız çalışmanın ispatında önemli olan, işçinin o işyerinde belirli bir süre boyunca işverenin talimatı altında fiilen çalıştığını gösterebilmektir. Hangi delilin yeterli kabul edileceği ise somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

Sigortasız çalışmanın ispatında kullanılabilecek delilleri gösteren infografik

Geriye Dönük Sigorta Yapılabilir mi?

Geriye dönük sigorta konusu, uygulamada en çok karıştırılan alanlardan biridir. İşçi geçmişte sigortasız çalıştırılmışsa, bu sürenin SGK kayıtlarına işlenmesi bazı durumlarda mümkün olabilir; ancak bu otomatik bir işlem değildir.

SGK’ya yapılan şikayet sonucunda Kurum inceleme yapabilir. Çalışmanın tespit edilmesi halinde idari süreç gündeme gelebilir. Ancak özellikle geçmiş dönem çalışmalar bakımından, fiili çalışmanın mahkeme kararıyla tespit edilmesi gerekebilir.

Bu noktada hizmet tespiti davası önem kazanır. İşçi, belirli bir dönemde fiilen çalıştığını ispatlayabilirse, mahkeme kararıyla bu sürenin tespiti gündeme gelebilir. Ancak süre, delil, kısmi bildirim ve mevcut SGK kayıtları somut olayda ayrı ayrı incelenmelidir.

Geriye dönük sigorta, fiili çalışmanın ispatı ve hukuki şartların oluşması halinde hizmet tespiti yoluyla gündeme gelebilir. Ancak her olayda süre, delil ve kayıt durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Sigortasız Çalışan İşçi Tazminat Alabilir mi?

Sigortasız çalıştırılmış olmak ciddi bir hukuki sorundur; ancak tek başına her tazminatın otomatik olarak doğduğu anlamına gelmez. Tazminat ve işçilik alacakları; çalışma süresi, fesih nedeni, ücret, deliller ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Burada iki alanı ayırmak gerekir.

Hizmet tespiti davası, SGK’ya bildirilmeyen çalışma süresinin tespitiyle ilgilidir.

İşçilik alacakları ve tazminat talepleri ise ücret, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi parasal haklarla ilgilidir.

İşçi, sigortasız çalıştığı döneme ilişkin ücretinin ödenmediğini, fazla mesai yaptığını, yıllık izin kullanmadığını veya şartları varsa kıdem tazminatına hak kazandığını ileri sürebilir. Ancak bu taleplerin her biri ayrı ayrı ispat ve değerlendirme gerektirir.

İşçi alacakları ve tazminat taleplerinde arabuluculuk da ayrıca dikkate alınmalıdır. İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Bu nedenle sigortasız çalışma, hizmet tespiti bakımından ayrı; işçilik alacakları ve tazminat talepleri bakımından ayrı değerlendirilmelidir.

İşveren Sigorta Yapmazsa Hangi Sonuçlarla Karşılaşabilir?

İşverenin sigortalı bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde idari para cezası, prim borcu, gecikme yükümlülükleri ve dava riski gündeme gelebilir.

Ancak bu makalede işveren cezası merkeze alınmamıştır. Çünkü asıl konu, sigortasız çalıştırılan işçinin hangi yolları değerlendirebileceğidir.

Ceza tutarları yıllara, fiilin niteliğine, bildirgenin türüne ve asgari ücret değişikliklerine göre değişebilir. Bu nedenle güncel ceza tutarları ayrıca resmi kaynaklardan kontrol edilmelidir.

Sigortasız Çalışmada Sık Yapılan Hatalar

Sadece şikayetle bütün hakların çözüleceğini düşünmek

SGK’ya şikayet önemli bir başvuru yoludur; ancak her durumda geçmiş hizmetin otomatik olarak düzeltilmesini sağlamayabilir. Geçmiş çalışmaların tespiti için bazı durumlarda hizmet tespiti davası gerekebilir.

Delil toplamadan işten ayrılmak

İşçi çalıştığı döneme ilişkin hiçbir yazışma, ödeme kaydı, tanık, görev belgesi veya çalışma düzenini gösteren veri olmadan hareket ederse ispat zorlaşabilir. Bu nedenle mevcut delillerin korunması önemlidir.

Hizmet tespiti ile tazminat davasını karıştırmak

Hizmet tespiti, SGK kaydıyla ilgilidir. Tazminat ve işçilik alacakları ise parasal taleplerle ilgilidir. Bu iki süreç birbirine bağlı olabilir ama aynı şey değildir.

Süreleri önemsememek

Özellikle hizmet tespiti davasında süre konusu kritik olabilir. Çalışma dönemi, bildirim durumu ve SGK kayıtları incelenmeden kesin değerlendirme yapılmamalıdır.

Deneme süresinde sigorta yapılmaz sanmak

Deneme süresi, sigorta yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşçi fiilen çalışıyorsa, çalışma SGK’ya bildirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Sigortasız çalıştırılan işçi ne yapabilir?

Sigortasız çalıştırılan işçi, SGK’ya veya ALO 170’e şikayette bulunabilir. Şartları varsa hizmet tespiti davası açabilir. Ayrıca ücret, fazla mesai, yıllık izin ve tazminat gibi işçilik alacakları somut olaya göre ayrıca değerlendirilebilir.

Sigortam yapılmadıysa nereye şikayet edebilirim?

Sigortasız çalışma iddiası için ALO 170 üzerinden başvuru yapılabilir. e-Devlet üzerinden de SGK’ya talep, öneri ve şikayet başvurusu yapılabilir ve başvuru durumu takip edilebilir.

Sigorta yapmayan işverene dava açılır mı?

Şartları varsa hizmet tespiti davası açılması gündeme gelebilir. Ayrıca işçinin ücret, fazla mesai, yıllık izin veya tazminat gibi işçilik alacakları varsa bunlar ayrı hukuki süreçlerde değerlendirilebilir.

Hizmet tespiti davası kaç yıl içinde açılır?

Genel kural olarak hizmet tespiti davasında, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıllık süre dikkate alınır. Ancak somut olayda kısmi bildirim, SGK kaydı, Kurum tespiti veya farklı kayıtlar bulunuyorsa süre değerlendirmesi değişebilir.

Sigortasız çalışma nasıl ispat edilir?

Sigortasız çalışma; tanık beyanları, banka kayıtları, WhatsApp ve e-posta yazışmaları, vardiya çizelgeleri, puantaj kayıtları, kamera kayıtları, giriş-çıkış kayıtları ve işyerindeki fiili çalışmayı gösteren diğer delillerle ispatlanabilir.

Deneme süresinde sigorta yapılması zorunlu mudur?

Evet. Deneme süresi, işverenin sigortalı bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşçi fiilen çalışmaya başlamışsa, sigorta bildirimi yapılmalıdır.

Sigortasız çalışan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Bu durum somut olaya göre değerlendirilir. Kıdem tazminatı için çalışma süresi, fesih nedeni, işçinin haklı fesih iddiası, işverenin davranışları ve deliller ayrıca incelenmelidir. Sigortasız çalışma tek başına her durumda otomatik kıdem tazminatı sonucu doğurmaz.

Sigortasız çalışan fazla mesai ücreti isteyebilir mi?

İşçi fiilen fazla çalışma yaptığını ispatlayabiliyorsa fazla mesai ücreti talep edebilir. Ancak fazla mesai iddiası ayrıca ispat gerektirir. Çalışma saatleri, tanıklar, yazışmalar, vardiya kayıtları ve ödeme belgeleri bu değerlendirmede önem taşıyabilir.

İşten ayrıldıktan sonra sigortasız çalışma için şikayet yapılabilir mi?

İşten ayrıldıktan sonra da başvuru yapılabilir. Ancak geçmiş dönem çalışma iddialarında süre ve delil durumu daha önemli hale gelir. Bu nedenle hizmet tespiti ve işçilik alacakları bakımından hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

Elden maaş almak sigortasız çalışmayı ispatlar mı?

Elden maaş iddiası tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Ancak ödeme ilişkisini gösteren yan deliller, tanıklar, yazışmalar ve çalışma düzenini gösteren kayıtlarla birlikte değerlendirildiğinde önem taşıyabilir.

Sonuç

Sigortasız çalışma, işçi açısından yalnızca geçmiş prim günlerinin eksik kalması anlamına gelmez. Bu durum emeklilik, sağlık güvencesi, işsizlik ödeneği, ücret alacakları, tazminat hakları ve fiili çalışma süresinin ispatı bakımından da sonuç doğurabilir.

Bu nedenle sigortasız çalıştırıldığını düşünen işçinin öncelikle hangi dönemde, hangi işyerinde, hangi şartlarla çalıştığını ve elinde hangi deliller bulunduğunu belirlemesi gerekir. Şikayet, hizmet tespiti davası ve işçilik alacağı talepleri birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.

Somut olayın özelliklerine göre hangi yolun izleneceği değişebilir. Bu nedenle süre, delil ve talep türü değerlendirilmeden hareket edilmemelidir. İş Hukuku kapsamında yapılacak hukuki değerlendirme, hangi başvuru yolunun daha uygun olduğunu belirlemek açısından önem taşır.

Sigortasız çalıştırıldığını düşünen işçi için temel başvuru adımlarını gösteren yol haritası

Yararlanılan Resmi Kaynaklar

Bu yazıda sigortalı işe giriş bildirimi, ALO 170 başvuru yolu, hizmet tespiti ve arabuluculuk dava şartı bakımından SGK, e-Devlet, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri dikkate alınmıştır.

Genel Bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sigortasız çalışma, hizmet tespiti, işçilik alacakları ve tazminat talepleri somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kişisel durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki destek alınması önerilir.

Düşüncelerinizi Paylaşın