Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın hukuki ve mali sonuçları üzerinde karşılıklı olarak mutabakata vararak evlilik birliğini mahkeme kararıyla sona erdirdiği özel bir boşanma usulüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen bu dava türü, tarafların boşanma, velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi temel konularda anlaşması halinde çekişmeli boşanma davasına göre daha hızlı sonuç alınmasını sağlar.
Bu boşanma şeklinde eşler, kanunun aradığı şartları ve kendi aralarında kabul ettikleri hükümleri içeren yazılı bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlar. Protokolün mahkeme hakimi tarafından uygun bulunması ve tarafların duruşmada boşanma iradelerini bizzat açıklamaları halinde anlaşmalı boşanma kararı verilebilir.
Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu m. 166/3 kapsamında mahkemece anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için kanunun aradığı belirli şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlardan biri eksikse, mahkeme anlaşmalı boşanma kararı veremez.
Evlilik Birliğinin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması
Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için evlilik tarihinden itibaren en az 1 yıllık sürenin dolmuş olması gerekir. Bu süre, anlaşmalı boşanmanın en temel ön koşuludur.
Buradaki amaç, tarafların evlilik birliği içinde belirli bir süre birlikte yaşamış olmalarını ve boşanma kararının fevri bir karar olmamasını sağlamaktır. Bir yıllık süre kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme hakimi bu şartı kendiliğinden dikkate alır.
Evlilik bir yılı doldurmadan taraflar boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları konusunda anlaşmış olsalar bile, bu dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanamaz. Bu durumda taraflar şartları varsa çekişmeli boşanma davası açabilir.
Eşlerin Birlikte Başvurması veya Bir Eşin Diğerinin Davasını Kabul Etmesi
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin birlikte hazırladıkları dava dilekçesiyle açılabilir. Bunun yanında, TMK m.166 kapsamında açılmış bir boşanma davasında bir eşin diğerinin davasını kabul etmesiyle de anlaşmalı boşanma gündeme gelebilir.
Ancak farklı bir boşanma sebebine dayalı olarak açılmış davalarda, yalnızca tarafların boşanma konusunda anlaşmış olması her zaman TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir. Özellikle zina, terk, hayata kast, pek kötü davranış veya onur kırıcı davranış gibi özel boşanma sebeplerine dayalı davalarda, anlaşmalı boşanma hükümlerinin uygulanabilmesi için davanın usulüne uygun şekilde TMK m.166/3 kapsamında değerlendirilmesine imkan verecek usuli şartların yerine getirilmesi gerekir.
Burada önemli olan, tarafların boşanma ve boşanmanın ferileri konusunda tam bir mutabakat içinde olmasıdır. Taraflardan biri duruşmaya katılmaz, boşanmak istemediğini beyan eder veya protokoldeki maddelerden birini kabul etmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bu durumda dava, dosyanın durumuna göre çekişmeli boşanma davası olarak devam edebilir.
Eşlerin Hakim Tarafından Bizzat Dinlenmesi
Anlaşmalı boşanmanın en katı usul şartlarından biri, her iki eşin duruşmada hakim tarafından bizzat dinlenmesidir. Dava avukat aracılığıyla takip ediliyor olsa bile, yalnızca avukatın beyanı yeterli değildir. Tarafların duruşmaya katılarak boşanma iradelerini hakim huzurunda açıklamaları gerekir.
Hakim, tarafların boşanma kararını serbest iradeleriyle verip vermediğini, protokolü baskı, tehdit, yanılma veya hile altında imzalayıp imzalamadıklarını değerlendirir. Tarafların iradesinde sakatlık bulunduğu kanaatine varılırsa anlaşmalı boşanma kararı verilmez.
Boşanma Protokolünün Hakim Tarafından Uygun Bulunması
Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin tüm anlaşmalarını içermelidir. Nafaka, velayet, kişisel ilişki, maddi ve manevi tazminat, ziynet eşyaları ve mal paylaşımı gibi konular protokolde açık şekilde düzenlenmelidir.
Hakim, protokol hükümleriyle tamamen bağlı değildir. Özellikle müşterek çocukların velayeti, kişisel ilişki düzeni ve iştirak nafakası gibi çocuğun üstün yararını ilgilendiren konularda gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir. Hakimin önerdiği değişiklikler taraflarca kabul edilirse anlaşmalı boşanma kararı verilebilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul etmezse dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanmaz.

Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma kararı almasının ardından hukuki sürecin doğru sırayla işletilmesiyle gerçekleşir. Sürecin tek celsede ve mümkün olduğunca sorunsuz ilerleyebilmesi için dilekçe, protokol, duruşma beyanları ve kesinleşme işlemleri usule uygun şekilde hazırlanmalıdır.
1. Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hazırlanır
İlk aşamada taraflar; boşanma, velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ziynet eşyaları ve çocukla kişisel ilişki gibi tüm konularda anlaşır. Bu anlaşma yazılı hale getirilerek anlaşmalı boşanma protokolü düzenlenir.
Protokolde her maddenin açık, uygulanabilir ve ileride uyuşmazlık çıkarmayacak şekilde yazılması gerekir. Özellikle “taraflar mallar konusunda anlaşmıştır”, “çocuk uygun zamanlarda görülecektir”, “nafaka sonra konuşulacaktır” gibi ucu açık ifadeler uygulamada ciddi sorunlara yol açabilir.
2. Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi Hazırlanır
Protokol hazırlandıktan sonra, boşanma iradesini ve protokole göre karar verilmesi talebini içeren dava dilekçesi hazırlanır. Dava dilekçesinde tarafların kimlik ve adres bilgileri, evlilik tarihi, varsa çocukların bilgileri, boşanma iradesi ve protokolün mahkemece onaylanması talebi yer alır.
Dava dilekçesi ile protokol birlikte Aile Mahkemesine sunulur. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
3. Harç ve Gider Avansı Yatırılır
Dava açılırken başvurma harcı, maktu karar ve ilam harcı, vekalet suret harcı ve gider avansı gibi resmi masraflar yatırılır. Harç ve gider avansı eksik yatırılırsa mahkeme eksikliğin tamamlanmasını ister; bu da sürecin uzamasına neden olabilir.
4. Mahkeme Duruşma Günü Verir
Dava açıldıktan sonra dosya ilgili mahkemeye tevzi edilir ve mahkeme tarafından tensip zaptı düzenlenir. Ardından taraflara duruşma günü bildirilir. Anlaşmalı boşanma davalarında duruşma günü, mahkemenin iş yoğunluğuna ve adliyenin uygulamasına göre değişir.
Bazı dosyalarda duruşma kısa sürede verilebilirken, büyükşehirlerdeki yoğun aile mahkemelerinde bu süre daha uzun olabilir. Bu nedenle kesin süre söylemek doğru değildir.
5. Taraflar Hakim Huzurunda Dinlenir
Duruşma günü tarafların mahkemede hazır bulunması gerekir. Hakim, taraflara boşanma iradelerinin devam edip etmediğini, protokoldeki imzaların kendilerine ait olup olmadığını ve protokol hükümlerini kabul edip etmediklerini sorar.
Eğer müşterek çocuk varsa hakim, velayet, iştirak nafakası ve çocukla kişisel ilişki düzenini ayrıca inceler. Protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verebilir.
6. Karar Yazılır ve Kesinleşir
Duruşmada boşanma kararı verildikten sonra mahkeme gerekçeli kararı yazar. Kararın kesinleşmesi için gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi ve istinaf süresinin geçmesi gerekir.
Taraflar karara karşı kanun yoluna başvurmayacaklarını beyan ederek istinaf hakkından feragat ederlerse kesinleşme süreci daha kısa tamamlanabilir. Karar kesinleşmeden nüfus kayıtlarına boşanma işlenmez.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası, anlaşmalı boşanma dava dilekçesi ve taraflarca imzalanmış anlaşmalı boşanma protokolünün görevli ve yetkili mahkemeye sunulmasıyla açılır.
Dava, eşlerin birlikte başvurmasıyla açılabileceği gibi, TMK m.166 kapsamında açılmış bir boşanma davasında diğer eşin davayı kabul etmesiyle de anlaşmalı boşanma usulüne dönebilir. Ancak özel boşanma sebeplerine dayalı davalarda, anlaşmalı boşanma hükümlerinin uygulanabilmesi için usuli şartların ayrıca doğru kurulması gerekir.
Her iki durumda da tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde tam mutabakat içinde olması gerekir.
Dava açılırken mahkeme veznesine başvurma harcı, maktu karar ve ilam harcı, tebligat ve gider avansı yatırılır. Dava dilekçesi ve protokoldeki eksiklikler, tarafların duruşmaya katılmaması veya protokolde belirsiz ifadeler bulunması sürecin tek celsede sonuçlanmasını engelleyebilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Olmalıdır?
Anlaşmalı boşanma protokolü, davanın en önemli belgesidir. Protokol, yalnızca tarafların boşanmayı kabul ettiğini gösteren bir metin değildir; boşanma sonrasında tarafların hangi haklardan yararlanacağını, hangi haklardan vazgeçtiğini ve hangi yükümlülükleri üstlendiğini belirleyen bağlayıcı bir belgedir.
Protokolde bulunması gereken temel başlıklar şunlardır:
- Tarafların boşanma iradesi,
- Velayetin kimde kalacağı,
- Çocukla kişisel ilişki günleri,
- İştirak nafakası,
- Yoksulluk nafakası,
- Maddi ve manevi tazminat,
- Ziynet eşyaları ve kişisel eşyalar,
- Mal paylaşımı,
- Ortak konutun durumu,
- Araç, banka hesabı, şirket hissesi veya taşınmaz gibi malvarlığı değerleri,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücreti,
- Tarafların birbirlerini ibra edip etmediği.
Protokolde yazılan hükümler karar kesinleştikten sonra tarafları bağlar. Bu nedenle protokolün “bugünü kurtaran” değil, ileride icra edilebilir ve uyuşmazlık çıkarmayacak nitelikte hazırlanması gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka
Anlaşmalı boşanmada nafaka, tarafların en açık şekilde düzenlemesi gereken konulardan biridir. Protokolde nafakanın türü, miktarı, ödeme tarihi, ödeme yöntemi, artış oranı ve nafaka alacaklısı açıkça yazılmalıdır.
Anlaşmalı boşanmada eşler, yoksulluk nafakası konusunda anlaşabilir veya karşılıklı olarak yoksulluk nafakası talep etmediklerini protokolde açıkça belirtebilir. Taraflar yoksulluk nafakasından feragat etmiş ve karar bu şekilde kesinleşmişse, sonradan aynı boşanma nedeniyle yoksulluk nafakası talep edilmesi kural olarak mümkün olmaz.
Protokolde nafaka düzenlenirken şu unsurlar açıkça yazılmalıdır:
- Nafakayı ödeyecek taraf,
- Nafakayı alacak taraf,
- Nafaka türü,
- Aylık nafaka miktarı,
- Ödeme günü,
- Ödeme yöntemi,
- Artış oranı.
Yoksulluk nafakasının başlangıcı kural olarak boşanma kararının kesinleşmesidir. Taraflar protokolde nafakanın her yıl hangi oranda artırılacağını da belirleyebilir. Artış oranı yazılmazsa, ileride nafaka miktarının artırılması için yeniden dava açılması gerekebilir.
Anlaşmalı Boşanmada Çocuğun Nafakası
Anlaşmalı boşanmada çocuğun nafakası, hukuken iştirak nafakasıdır. İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine bırakılmayan ebeveynin, müşterek çocuğun bakım, eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve diğer giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlar.
İştirak nafakası doğrudan çocuğun yararını ilgilendirdiği için tarafların serbest tasarrufuna tamamen bırakılmış bir konu değildir. Taraflar protokolde iştirak nafakası miktarını belirleyebilir; ancak hakim çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa bu miktarın artırılmasını veya protokolün değiştirilmesini isteyebilir.
Ortak çocuk için nafaka talep edilmediği protokolde yazılmış olsa bile, çocuğun ihtiyaçları değiştiğinde ileride iştirak nafakası davası açılması mümkündür. Çünkü iştirak nafakası hakkı, velayet hakkını kullanan ebeveynden çok çocuğun yararını ilgilendirir.
Birden fazla çocuk varsa, her çocuk için ödenecek iştirak nafakası ayrı ayrı ve açık rakamlarla yazılmalıdır.
Anlaşmalı Boşanmada Çocuğun Velayeti
Anlaşmalı boşanma davalarında müşterek çocuğun velayetinin kime bırakılacağı, tarafların üzerinde anlaşması gereken en önemli konulardan biridir. Taraflar velayetin anneye veya babaya bırakılması konusunda anlaşabilirler. Ancak hakim, velayet konusunda yalnızca tarafların iradesine göre hareket etmez; çocuğun üstün yararını esas alır.
Mahkeme, çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık durumu, bakım ihtiyacı, ebeveynlerin yaşam koşulları, çocukla kurdukları ilişki ve gerekli görülürse sosyal inceleme raporunu değerlendirir. Protokoldeki velayet düzenlemesi çocuğun yararına aykırı görülürse hakim değişiklik önerebilir.
Eşler velayet konusunda anlaşamazsa anlaşmalı boşanma kararı verilmesi mümkün olmaz. Bu durumda dava çekişmeli boşanma usulüne göre devam edebilir.
Eşlerin Velayet Konusunda Anlaşması
Anlaşmalı boşanma protokolünde velayet konusunda farklı düzenlemeler yapılabilir. Taraflar;
- Çocuğun velayetinin anneye verilmesi,
- Çocuğun velayetinin babaya verilmesi,
- Birden fazla çocuk varsa çocukların velayetinin farklı ebeveynlere bırakılması,
- Çocukların tamamının tek bir ebeveyne bırakılması,
konularında anlaşabilir.
Ancak her ihtimalde son değerlendirme hakim tarafından yapılır. Hakim, çocuğun fiziksel, ruhsal, ahlaki ve eğitimsel gelişimini dikkate alarak protokoldeki velayet maddesini uygun bulabilir veya değişiklik önerebilir.
Kademeli velayet düzenlemeleri ise uygulamada dikkatle ele alınması gereken düzenlemelerdir. Çocuğun belirli bir yaşa kadar bir ebeveynde, sonrasında diğer ebeveynde kalacağına dair hükümler, çocuğun üstün yararı açısından ayrıca değerlendirilir. Bu tür maddelerin açık, uygulanabilir ve çocuğun düzenini bozmayacak şekilde kurulması gerekir.
Çocukla Kişisel İlişki Hakkı
Çocukla kişisel ilişki, velayet hakkı kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla belirli gün ve saatlerde görüşmesini sağlayan hukuki düzenlemedir. Anlaşmalı boşanma protokolünde kişisel ilişki takvimi açıkça yazılmalıdır.
Protokole “baba çocuğu istediği zaman görebilecektir” veya “tarafların uygun olduğu zamanlarda görüşme yapılacaktır” gibi belirsiz ifadeler yazılması doğru değildir. Bu tür ifadeler ileride uyuşmazlık çıkarabilir ve icra edilebilirlik bakımından sorun yaratabilir.
Kişisel ilişki düzeni belirlenirken;
- Hafta sonu görüşmeleri,
- Ara tatil ve sömestr tatili,
- Yaz tatili,
- Dini bayramlar,
- Milli bayramlar,
- Doğum günü ve özel günler,
- Teslim alma ve teslim etme saatleri,
açık şekilde protokole yazılmalıdır.
Örneğin “Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi saat 10:00’dan Pazar saat 18:00’e kadar” şeklinde gün ve saat içeren düzenlemeler, belirsiz ifadelere göre çok daha sağlıklıdır.
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı
Anlaşmalı boşanma davasında mal paylaşımı, eşlerin evlilik birliği içinde edinmiş oldukları taşınır ve taşınmaz malların nasıl tasfiye edileceğini protokolde düzenlemeleriyle yapılabilir.
Eşler anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımını düzenlemek zorunda değildir. Protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin açık bir feragat, ibra veya paylaşım hükmü bulunmuyorsa, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrıca mal rejiminin tasfiyesi davası açılması gündeme gelebilir.
Ancak uygulamada, boşanma sonrasında yeni uyuşmazlıkların doğmaması için mal paylaşımı konusunun protokolde açık şekilde düzenlenmesi önemlidir. Taraflar malları yarı yarıya paylaşabileceği gibi, farklı oranlarda paylaşım da belirleyebilir veya belirli bir malın tamamen bir eşte kalmasını kararlaştırabilir.
Protokolde mal paylaşımı yapılacaksa;
- Taşınmazın açık adresi ve tapu bilgileri,
- Aracın plaka ve ruhsat bilgileri,
- Banka hesapları,
- Şirket hisseleri,
- Kredi borçları,
- Ortak borçlar,
- Devir tarihleri,
- Ödeme vadeleri,
açık şekilde yazılmalıdır.
Protokolde mal paylaşımına ilişkin açık bir feragat veya ibra hükmü varsa, taraflar karar kesinleştikten sonra bu hükümle bağlı hale gelir.
Anlaşmalı Boşanmada Ziynet Eşyaları
Anlaşmalı boşanmada ziynet eşyaları; düğünde takılan altın, bilezik, takı, para ve benzeri malvarlığı değerlerini ifade eder. Ziynet eşyaları da anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça düzenlenmesi gereken konulardandır.
Taraflar protokolde ziynet eşyalarının kimde kaldığını, iade edilip edilmeyeceğini, bedelinin ödenip ödenmeyeceğini veya tarafların bu konuda birbirlerinden herhangi bir alacak talep etmediklerini açıkça belirtebilir.
Ziynet eşyaları konusunda güncel yargısal yaklaşımda; takıların kime takıldığı, takının niteliği, taraflar arasında aksine bir anlaşma bulunup bulunmadığı, yerel adetler ve dosyadaki deliller önem taşır. Bu nedenle “tüm takılar mutlak olarak şu tarafa aittir” gibi geniş ve kesin ifadeler yerine, somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
İleride “takılar bende kaldı”, “eksik verildi”, “bozduruldu”, “ortak ihtiyaçlar için kullanıldı” gibi uyuşmazlıkların doğmaması için protokolde ziynet eşyaları hakkında açık bir düzenleme yapılmalıdır.
Örnek olarak şu tür bir hüküm kurulabilir:
“Taraflar, düğünde takılan ziynet eşyaları ve takı bedelleri konusunda karşılıklı olarak anlaşmış olup, bu konuda birbirlerinden herhangi bir ziynet eşyası, takı bedeli veya başkaca alacak talepleri bulunmadığını kabul ederler.”
Ancak her dosyada kullanılacak madde, tarafların gerçek iradesine ve somut duruma göre ayrıca hazırlanmalıdır.
Anlaşmalı Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Anlaşmalı boşanmada maddi ve manevi tazminat, boşanmanın mali sonuçlarından biridir. Bu nedenle tarafların tazminat konusunda tam olarak anlaşması gerekir.
Taraflar;
- Bir tarafın diğerine maddi tazminat ödemesini,
- Bir tarafın diğerine manevi tazminat ödemesini,
- Tazminatın peşin veya taksitli ödenmesini,
- Tarafların karşılıklı olarak tazminat talep etmemesini,
protokolde kararlaştırabilir.
Tazminat ödenecekse miktar, ödeme tarihi, ödeme yöntemi ve taksit varsa taksitlerin vadeleri açıkça yazılmalıdır. Tarafların tazminat taleplerinden feragat ettiği yazılmış ve karar bu şekilde kesinleşmişse, sonradan aynı boşanma nedeniyle yeniden tazminat davası açılması kural olarak mümkün olmaz.
Bu nedenle protokolde “tarafların birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talepleri yoktur” gibi bir madde yazılmadan önce, tarafların bunun hukuki sonuçlarını bilmesi gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Tarafların Hakları
Anlaşmalı boşanma, tarafların haklarından vazgeçtiği bir dava türü değildir. Aksine, taraflar boşanmanın sonuçlarını kendi iradeleriyle düzenler. Ancak bu düzenleme yapılırken her hak kaleminin bilinçli şekilde ele alınması gerekir.
Anlaşmalı boşanmada tarafların üzerinde durması gereken başlıca haklar şunlardır:
- Yoksulluk nafakası hakkı,
- İştirak nafakası hakkı,
- Velayet hakkı,
- Çocukla kişisel ilişki hakkı,
- Maddi ve manevi tazminat hakkı,
- Ziynet eşyası ve kişisel eşya alacağı,
- Mal rejiminin tasfiyesinden doğan haklar,
- Ortak konut ve ev eşyalarına ilişkin haklar,
- Ortak borçlar ve kredi ödemeleri,
- Dava masrafları ve vekalet ücreti.
Anlaşmalı Boşanma İçin Gerekli Evraklar
Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için temel olarak şu evraklar gerekir:
- Anlaşmalı boşanma dava dilekçesi,
- Anlaşmalı boşanma protokolü,
- Tarafların kimlik fotokopileri,
- Varsa çocuklara ilişkin bilgiler,
- Avukatla takip edilecekse fotoğraflı boşanma vekaletnamesi,
- Gerekli harç ve gider avansı ödeme makbuzları.
Anlaşmalı boşanma protokolünün her sayfasının taraflarca imzalanması uygulamada önemlidir. Protokoldeki imzalar duruşmada taraflara sorulacağından, tarafların gerçekten okuyup kabul ettikleri bir metni imzalamaları gerekir.
Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davasının süresi, mahkemenin iş yoğunluğuna, dilekçe ve protokolde eksiklik bulunup bulunmadığına, tebligat işlemlerine ve tarafların duruşmaya katılımına göre değişir.
Uygulamada anlaşmalı boşanma davaları çoğu zaman ilk duruşmada sonuçlanabilir. Ancak duruşma gününün ne kadar süre içinde verileceği her adliyede aynı değildir. Bazı mahkemelerde birkaç hafta içinde duruşma günü verilebilirken, yoğun adliyelerde bu süre daha uzun olabilir.
Duruşmada boşanma kararı verilmesi, boşanmanın hemen nüfusa işleneceği anlamına gelmez. Kararın kesinleşmesi için gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliğ edilmesi ve kanun yolu süresinin dolması gerekir. Tarafların istinaftan feragat etmesi halinde kesinleşme süreci daha kısa tamamlanabilir.
Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Verildikten Kaç Gün Sonra Mahkeme Olur?
Anlaşmalı boşanma dilekçesi verildikten sonra mahkemenin duruşma günü belirlemesi, ilgili aile mahkemesinin iş yoğunluğuna göre değişir. Dilekçe, protokol, harç ve gider avansı eksiksiz ise süreç daha hızlı ilerler.
Büyükşehirlerdeki aile mahkemelerinde duruşma günü verilmesi daha uzun sürebilir. Bu nedenle “kesin olarak şu kadar gün sonra mahkeme olur” demek doğru değildir. Ancak usul işlemlerinin eksiksiz yapılması, duruşma gününün gecikmemesi açısından önemlidir.
Anlaşmalı Boşanma Tek Celsede Biter Mi?
Anlaşmalı boşanma davası, şartlar eksiksiz yerine getirilmişse çoğu zaman tek celsede sonuçlanır. Bunun için;
- Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması,
- Tarafların duruşmaya bizzat katılması,
- Boşanma iradelerinin devam etmesi,
- Protokolün hakim tarafından uygun bulunması,
- Velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı konularında tam mutabakat bulunması,
gerekir.
Taraflardan biri duruşmaya gelmezse, boşanmak istemediğini söylerse, protokoldeki maddeleri kabul etmezse veya hakim protokolü uygun bulmazsa dava tek celsede sonuçlanmayabilir.
Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?
Anlaşmalı boşanma kararı, duruşmada hakimin kararı açıklamasıyla verilmiş olur; ancak hukuken kesinleşmesi için gerekçeli kararın yazılması ve taraflara tebliğ edilmesi gerekir. Tebliğden sonra iki haftalık istinaf süresi başlar.
Taraflar bu süre içinde istinaf yoluna başvurmazsa karar kesinleşir. Taraflar istinaf hakkından feragat ederse karar daha kısa sürede kesinleştirilebilir. Kesinleşme şerhi alındıktan sonra boşanma nüfus kayıtlarına işlenir.
Anlaşmalı Boşanma Masrafları 2026
Anlaşmalı boşanma davası açılırken avukatlık ücreti dışında mahkeme harçları ve gider avansı ödenir. 2026 yılı itibarıyla standart bir anlaşmalı boşanma davasında resmi masraf kalemleri genel olarak şu şekildedir:
- Başvurma harcı: 732 TL
- Maktu karar ve ilam harcı: 732 TL
- Vekalet suret harcı: 104 TL
- Gider avansı: Mahkemece belirlenir; tebligat ve yazışma giderlerine göre değişir.
- Tebligat giderleri: Taraf sayısı ve yapılacak tebligat işlemine göre değişir.
Anlaşmalı boşanma davasında başlangıç resmi giderleri; harçlar, tebligat ve gider avansına göre değişmekle birlikte çoğu dosyada birkaç bin TL seviyesinde oluşur. Ancak boşanma davasıyla birlikte ziynet, tazminat, mal rejimi veya başka para ile ölçülebilen talepler ileri sürülürse ayrıca nispi harç gündeme gelebilir.
Avukatlık ücreti bu resmi masraflara dahil değildir. Avukatlık ücreti, TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında olmamak üzere avukat ile müvekkil arasında serbestçe belirlenir.
Anlaşmalı Boşanma Avukatlık Ücreti 2026
Anlaşmalı boşanma avukatlık ücreti; protokolün kapsamına, çocuk bulunup bulunmadığına, mal paylaşımı ve ziynet eşyası düzenlemesinin olup olmadığına, tazminat ve nafaka hükümlerinin karmaşıklığına göre değişir.
2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için maktu ücret 45.000 TL olarak belirlenmiştir. Avukatlık ücreti bu alt sınırın altında kararlaştırılamaz.
İstanbul Barosu tarafından yayımlanan 2026 tavsiye niteliğindeki ücret çizelgesi ise bağlayıcı olmamakla birlikte, İstanbul’daki hukuki hizmet bedelleri bakımından referans niteliğindedir. Taraflar arasında belirlenecek ücret, dosyanın kapsamı ve hukuki iş yüküne göre ayrıca değerlendirilir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Anlaşmalı boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya boşanma davasından önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Bununla birlikte anlaşmalı boşanma davalarında yetki kuralı kesin yetki niteliğinde olmadığından, taraflar yetki itirazında bulunmadığı sürece dava farklı bir yerdeki aile mahkemesinde de görülebilir. Ancak uygulamada sürecin sağlıklı ilerlemesi için yetki bakımından doğru mahkemede dava açılması tercih edilmelidir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Hakim Ne Sorar?
Anlaşmalı boşanma duruşmasında hakim taraflara öncelikle boşanmak isteyip istemediklerini sorar. Ardından protokoldeki imzaların kendilerine ait olup olmadığını, protokolü okuyup kabul edip etmediklerini ve bu iradeyi baskı altında kalmadan açıklayıp açıklamadıklarını değerlendirir.
Hakim ayrıca şu konularda taraflardan açıklama isteyebilir:
- Boşanma iradesinin devam edip etmediği,
- Protokoldeki imzaların taraflara ait olup olmadığı,
- Nafaka talepleri,
- Maddi ve manevi tazminat talepleri,
- Velayet düzenlemesi,
- Çocukla kişisel ilişki takvimi,
- İştirak nafakası,
- Ziynet ve mal paylaşımı hükümleri.
Eğer hakim protokolde eksiklik veya çocuğun yararına aykırılık görürse taraflardan bu hususu düzeltmelerini isteyebilir.
1 Yıl Dolmadan Anlaşmalı Boşanma Mümkün Müdür?
Evlilik tarihinden itibaren 1 yıl dolmadan anlaşmalı boşanma mümkün değildir. Türk Medeni Kanunu m. 166/3 açık şekilde evliliğin en az 1 yıl sürmüş olmasını arar.
Ancak 1 yıl dolmadan boşanmak tamamen imkansız değildir. Bu durumda taraflar, şartları varsa çekişmeli boşanma davası açabilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zina, hayata kast, pek kötü davranış, onur kırıcı davranış, terk veya akıl hastalığı gibi hukuki nedenlere dayanılarak çekişmeli boşanma davası açılması mümkündür.
Fakat bu dava anlaşmalı boşanma gibi yalnızca protokol sunularak ve tek celsede sonuçlanan bir süreç değildir. Tarafların iddialarını ve delillerini mahkemeye sunması gerekir.
Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Mümkün Müdür?
Avukatsız anlaşmalı boşanma hukuken mümkündür. Taraflar dava dilekçesi ve protokol hazırlayarak mahkemeye kendileri başvurabilir.
Ancak anlaşmalı boşanma protokolünde yapılacak bir hata, özellikle nafaka, tazminat, ziynet eşyası, mal paylaşımı ve velayet konularında ciddi sonuçlar doğurabilir. Örneğin yanlış yazılmış bir feragat maddesi, tarafın sonradan talepte bulunmasını engelleyebilir. Belirsiz kişisel ilişki düzeni, çocukla görüşme konusunda yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.
Bu nedenle avukat zorunlu olmasa da, protokolün hukuki sonuçlarının bilinerek hazırlanması önemlidir.
Anlaşmalı Boşanmada Taraflardan Biri Vazgeçerse Ne Olur?
Anlaşmalı boşanma sürecinde taraflardan biri boşanma iradesinden veya protokoldeki maddelerden vazgeçebilir. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar tarafların iradesi önemini korur.
Taraflardan biri duruşmaya katılmazsa, boşanmak istemediğini söylerse veya protokolü kabul etmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bu durumda dava, dosyanın durumuna göre çekişmeli boşanma davası olarak devam edebilir veya usuli duruma göre farklı kararlar verilebilir.
Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçme Süresi Nedir?
Anlaşmalı boşanma kararından vazgeçme hakkı, karar kesinleşinceye kadar gündeme gelebilir. Duruşmada boşanma kararı verilmiş olsa bile gerekçeli karar yazılıp taraflara tebliğ edilmeden ve kanun yolu süresi dolmadan karar kesinleşmiş sayılmaz.
Taraflardan biri bu süreçte istinaf yoluna başvurur veya anlaşmalı boşanma iradesinden vazgeçtiğini bildirirse, kararın kesinleşmesi engellenebilir. Karar kesinleştikten sonra ise artık anlaşmalı boşanmadan vazgeçilmesi mümkün değildir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Uyulmazsa Ne Olur?
Mahkeme tarafından onaylanan ve kararın hüküm fıkrasına geçirilen anlaşmalı boşanma protokolü, karar kesinleştikten sonra mahkeme ilamı niteliği kazanır. Protokol hükümlerine uyulmazsa hak sahibi taraf hukuki yollara başvurabilir.
Örneğin;
- Nafaka ödenmezse icra takibi yapılabilir.
- Tazminat ödenmezse ilamlı icra gündeme gelebilir.
- Çocukla kişisel ilişki engellenirse çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin özel usuller işletilebilir.
- Tapu veya araç devri yapılmazsa kararın içeriğine göre icra ve tescil işlemleri gündeme gelebilir.
Nafaka borcunun ödenmemesi halinde, kanuni şartları varsa tazyik hapsi süreci de gündeme gelebilir.
Anlaşmalı Boşanma Davasından Sonra Tazminat Davası Açılır mı?
Anlaşmalı boşanma protokolünde maddi ve manevi tazminat konusunda açık bir düzenleme yapılmışsa ve taraflar karşılıklı olarak tazminat talep etmediklerini kabul etmişse, karar kesinleştikten sonra aynı boşanma sebebiyle yeniden tazminat davası açılması kural olarak mümkün olmaz.
Eğer protokolde tazminat konusuna hiç değinilmemişse, bu durum uygulamada ciddi tartışmalara neden olabilir. Çünkü anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için tarafların boşanmanın mali sonuçları üzerinde anlaşmış olmaları gerekir. Bu nedenle protokolde tazminat konusu mutlaka açık şekilde düzenlenmelidir.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Mal Paylaşımı Davası Açılır mı?
Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılıp açılamayacağı, protokolde mal rejimi konusunda ne yazdığına bağlıdır.
Protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin açık bir feragat, ibra veya paylaşım hükmü bulunmuyorsa, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrıca mal rejiminin tasfiyesi davası açılması gündeme gelebilir.
Ancak protokolde mal paylaşımı yapılmış, belirli mallar paylaştırılmış veya taraflar birbirlerinden mal rejimine ilişkin hiçbir alacakları olmadığını kabul etmişlerse, bu hüküm tarafları bağlar. Bu durumda aynı mallar veya aynı alacak kalemleri için yeniden dava açılması kural olarak mümkün olmaz.
Anlaşmalı Boşanma Sonrası Tapu Devri Nasıl Yapılır?
Anlaşmalı boşanma protokolünde taşınmaz devrine ilişkin hüküm bulunuyorsa, tapu devri karar kesinleştikten sonra gündeme gelir. Ancak tapu devrinin nasıl yapılacağı, protokol hükmünün ve mahkeme kararının tescile elverişli olup olmamasına göre değişir.
Kararda taşınmazın açık tapu bilgileri, hangi eşe devredileceği ve tescile elverişli hüküm bulunuyorsa, kesinleşmiş mahkeme kararıyla tapu müdürlüğünde işlem yapılması mümkün olabilir. Ancak bazı durumlarda tarafların tapu müdürlüğünde ayrıca işlem yapması veya ek hukuki yollara başvurulması gerekebilir.
Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünde taşınmaz devri düzenlenecekse, taşınmazın ada, parsel, bağımsız bölüm, adres ve tapu bilgileri açıkça yazılmalı; hükmün tapuda uygulanabilir olmasına dikkat edilmelidir.
Anlaşmalı Boşanma Adli Tatilde Görülür Mü?
Adli tatil her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasında uygulanır. Adli tatilde mahkemeler tamamen kapanmaz; ancak kural olarak yalnızca belirli işler ve nöbet kapsamındaki işlemler yürütülür.
Anlaşmalı boşanma davalarında adli tatilde duruşma günü verilip verilmeyeceği, mahkemenin işleyişine ve nöbet düzenine göre değişebilir. Uygulamada birçok dosyada duruşma günü adli tatil sonrasına bırakılır. Ancak istisnai durumlarda mahkemenin uygun görmesi halinde adli tatil döneminde de işlem yapılması mümkündür.
Anlaşmalı Boşanma Hakkında Sık Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma için evlilik kaç yıl sürmelidir?
Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması gerekir. Bir yıllık süre dolmadan anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Anlaşmalı boşanmada tarafların duruşmaya gelmesi zorunlu mu?
Evet. Tarafların duruşmada hakim tarafından bizzat dinlenmesi gerekir. Avukatın duruşmaya katılması tek başına yeterli değildir.
Anlaşmalı boşanma protokolü olmadan boşanma olur mu?
Anlaşmalı boşanma için tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaşmış olmaları gerekir. Bu anlaşmanın yazılı protokol halinde sunulması uygulamada zorunlu niteliktedir.
Anlaşmalı boşanma tek celsede biter mi?
Şartlar eksiksizse anlaşmalı boşanma çoğu zaman tek celsede sonuçlanabilir. Ancak taraflardan biri vazgeçerse, duruşmaya katılmazsa veya hakim protokolü uygun bulmazsa dava tek celsede bitmeyebilir.
Anlaşmalı boşanmadan sonra nafaka istenebilir mi?
Eşler yoksulluk nafakasından açıkça feragat etmiş ve karar kesinleşmişse, aynı boşanma nedeniyle sonradan yoksulluk nafakası talep edilmesi kural olarak mümkün olmaz. Ancak çocuk için iştirak nafakası, çocuğun değişen ihtiyaçları doğrultusunda sonradan talep edilebilir.
Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılır mı?
Protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin açık bir feragat, ibra veya paylaşım hükmü bulunmuyorsa, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrıca mal rejiminin tasfiyesi davası açılması gündeme gelebilir. Ancak protokolde mal paylaşımı yapılmış veya bu konuda ibra verilmişse, aynı konuda yeniden dava açılması kural olarak mümkün olmaz.
Anlaşmalı boşanmada çocukla görüşme nasıl düzenlenir?
Çocukla kişisel ilişki gün ve saatleri açık şekilde protokole yazılmalıdır. Belirsiz ifadeler ileride uyuşmazlık çıkarabileceğinden, hafta sonu, bayram, tatil ve yaz dönemi gibi zamanlar net şekilde düzenlenmelidir.
Anlaşmalı boşanmada ziynet eşyaları nasıl paylaşılır?
Ziynet eşyaları konusunda tarafların anlaşması protokolde açık şekilde yazılmalıdır. Takıların kimde kaldığı, iade edilip edilmeyeceği veya tarafların bu konuda birbirinden talepte bulunup bulunmadığı netleştirilmelidir.
Anlaşmalı boşanma kararı ne zaman kesinleşir?
Duruşmada verilen karar, gerekçeli kararın yazılması ve taraflara tebliğinden sonra kanun yolu süresinin geçmesiyle kesinleşir. Taraflar istinaftan feragat ederse kesinleşme süreci daha kısa tamamlanabilir.
Avukatsız anlaşmalı boşanma yapılabilir mi?
Avukatsız anlaşmalı boşanma mümkündür. Ancak protokolde yapılacak hatalar nafaka, tazminat, velayet, ziynet ve mal paylaşımı konularında hak kaybına yol açabileceğinden, sürecin hukuki olarak değerlendirilmesi önemlidir.
Anlaşmalı Boşanma Yargıtay Kararları
Anlaşmalı boşanma davalarında Yargıtay kararları, özellikle 1 yıllık evlilik süresi, tarafların bizzat dinlenmesi, protokolde tam anlaşma sağlanması ve davanın hangi hukuki sebebe dayandığı konularında önem taşır.
Bir Yıllık Süre Dolmadan Anlaşmalı Boşanma Kararı Verilemez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin kararlarında, evlilik tarihinden itibaren 1 yıllık süre dolmadan anlaşmalı boşanma koşullarının gerçekleşmeyeceği açıkça vurgulanmaktadır. Taraflar boşanma konusunda anlaşmış olsalar bile, bu süre dolmadan TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Bu durumda dava, şartları varsa çekişmeli boşanma davası olarak değerlendirilir ve tarafların delilleri toplanarak sonuca gidilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24826, K. 2016/3062
Tarafların Hakim Huzurunda Bizzat Dinlenmesi Şarttır
Yargıtay uygulamasında, anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için tarafların hakim tarafından bizzat dinlenmesi zorunlu kabul edilmektedir. Taraflardan birinin yerine vasi, vekil veya başka bir kişinin beyanda bulunması anlaşmalı boşanma için yeterli değildir.
Bu şart, tarafların boşanma iradelerini serbestçe açıkladıklarının mahkeme tarafından doğrudan tespit edilmesi amacıyla aranır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/9033, K. 2015/22818
Boşanma ve Ferilerinde Tam Anlaşma Bulunmalıdır
Yargıtay kararlarında anlaşmalı boşanma için tarafların yalnızca boşanma konusunda değil, boşanmanın tüm ferileri konusunda da anlaşmış olmaları gerektiği belirtilmektedir. Nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki ve mali sonuçlar üzerinde açık bir uzlaşma yoksa anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Taraflar arasında bu konularda uyuşmazlık varsa dava çekişmeli boşanma davası olarak devam eder.
Davanın Hukuki Sebebi Usule Uygun Olmalıdır
Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu m.166/3 kapsamında değerlendirilir. Farklı bir boşanma sebebine dayanılarak açılan davanın anlaşmalı boşanmaya dönüşebilmesi için usuli şartların doğru şekilde yerine getirilmesi gerekir.
Yargıtay, usule uygun dönüşüm yapılmadan yalnızca tarafların anlaşmış olmasını boşanma kararı için yeterli görmemektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/1575, K. 2015/15050
Sonuç
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin evlilik birliğini daha kısa sürede ve çekişmeli yargılamaya göre daha kontrollü bir şekilde sona erdirebildikleri etkili bir hukuki yoldur. Ancak bu sürecin hızlı sonuçlanabilmesi, yalnızca tarafların boşanmak istemesine bağlı değildir. Kanunun aradığı şartların eksiksiz yerine getirilmesi, protokolün doğru hazırlanması ve tarafların duruşmada iradelerini açıkça beyan etmesi gerekir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ziynet eşyaları ve çocukla kişisel ilişki gibi konuların açık, uygulanabilir ve ileride uyuşmazlık doğurmayacak şekilde düzenlenmesi önemlidir. Eksik veya hatalı hükümler, boşanma kararından sonra yeni davalara, icra takiplerine ve hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle anlaşmalı boşanma davası açmadan, protokol imzalamadan veya mevcut protokolü mahkemeye sunmadan önce sürecin hukuki sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
