Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Velayetin Değiştirilmesi

Anlaşmalı boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi mümkündür. Anlaşmalı boşanma protokolünde çocuğun velayetinin anneye veya babaya bırakılmış olması, bu düzenlemenin sonsuza kadar aynı kalacağı anlamına gelmez. Ancak velayet kendiliğinden değişmez; çocuğun üstün yararını etkileyen ciddi bir neden varsa mahkeme kararıyla değiştirilebilir.

Anlaşmalı boşanmada velayet düzenlemesi, tarafların protokolde anlaşması ve hâkimin bu düzenlemeyi uygun bulmasıyla kurulur. TMK m. 166/3 uyarınca hâkim, çocukların durumu hakkında tarafların kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Bu nedenle protokoldeki velayet maddesi yalnızca anne ve babanın iradesine değil, çocuğun menfaatine de dayanır.

Boşanmadan sonra koşullar değişebilir. Çocuğun bakımı aksayabilir, eğitim veya sağlık düzeni bozulabilir, kişisel ilişki engellenebilir, çocuk diğer ebeveyne karşı yönlendirilebilir veya mevcut yaşam düzeni çocuğun gelişimine zarar vermeye başlayabilir. Bu gibi durumlarda velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Velayet Sonradan Değiştirilebilir mi?

Anlaşmalı boşanma protokolündeki velayet sonradan değiştirilebilir. Protokol, boşanma tarihinde geçerli olan koşullara göre hazırlanır; fakat çocuk büyüdükçe veya ebeveynlerin yaşam şartları değiştikçe velayet düzenlemesinin yeniden incelenmesi gerekebilir.

TMK m. 183, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka yere gitmesi, ölmesi gibi yeni olguların gerekli kılması hâlinde hâkimin çocukla ilgili gerekli önlemleri alabileceğini düzenler. Bu madde, boşanma sonrasında çocukla ilgili düzenlemelerin değişen şartlara göre yeniden ele alınabileceğini gösterir.

Bu nedenle protokolde “velayet anneye verilmiştir” veya “velayet babaya verilmiştir” yazması, ileride velayet değişikliği davası açılamayacağı anlamına gelmez. Ancak tarafların kendi aralarında yeniden anlaşması tek başına velayeti değiştirmez. Velayetin diğer ebeveyne geçmesi için aile mahkemesi kararı gerekir.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Çocuğun Velayetini Almak İçin Ne Yapılmalı?

Anlaşmalı boşanmadan sonra çocuğun velayetini almak isteyen ebeveyn, önce çocuğun mevcut düzen içinde neden zarar gördüğünü veya diğer ebeveyn yanında neden daha iyi korunacağını ortaya koymalıdır. Dava, eski eşe duyulan tepkiyle değil, çocuğun somut ihtiyacıyla kurulmalıdır.

İlk aşamada kesinleşmiş boşanma kararı ve protokol incelenmelidir. Ardından çocuğun güncel durumu belirlenmelidir: Çocuk kimin yanında yaşıyor, okula düzenli gidiyor mu, sağlık kontrolleri yapılıyor mu, diğer ebeveynle görüşebiliyor mu, ev ortamı güvenli mi, psikolojik olarak etkileniyor mu?

Bu sorulara cevap verecek deliller hazırlanmalıdır. Okul kayıtları, sağlık belgeleri, çocuk teslim tutanakları, mesaj kayıtları, tanık beyanları, sosyal inceleme raporu ve uzman görüşleri bu davalarda önemlidir. Dava dilekçesinde karşı tarafın genel olarak “kötü ebeveyn” olduğu değil, davranışlarının çocuğa nasıl yansıdığı anlatılmalıdır.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Nedir?

Velayetin değiştirilmesi davası, daha önce anneye veya babaya bırakılmış olan velayetin, çocuğun güncel yararı gerektiriyorsa diğer ebeveyne verilmesi için açılan davadır. Anlaşmalı boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi de bu dava yoluyla talep edilir.

Bu dava boşanma kararını ortadan kaldırmaz. Boşanma, tazminat veya kusur tartışması yeniden görülmez. Mahkeme yalnızca çocuğun velayet düzeninin değiştirilip değiştirilmeyeceğini inceler.

Velayet değişirse kişisel ilişki ve iştirak nafakası da yeni duruma göre yeniden düzenlenebilir. Çünkü çocuğun kimin yanında kalacağı değiştiğinde, diğer ebeveynle görüşme düzeni ve çocuğun giderlerine katılma biçimi de değişebilir.

Velayetin değiştirilmesi, velayetin kaldırılmasıyla aynı şey değildir. Velayetin değiştirilmesinde velayet bir ebeveynden diğerine geçer. Velayetin kaldırılması ise daha ağır bir müdahaledir ve çocuğun korunması için velayet hakkının kaldırılması anlamına gelir.

boşanma avukatı iletişim bilgileri

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Velayetin Değiştirilmesi Hangi Şartlara Bağlıdır?

Anlaşmalı boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi, çocuğun mevcut velayet düzeni içinde menfaatinin zarar gördüğünü veya diğer ebeveyn yanında daha güvenli ve istikrarlı bir yaşam düzeni kurulacağını gösteren ciddi koşulların varlığına bağlıdır. Yalnızca anne veya babanın fikrini değiştirmesi, eski protokolü artık uygun bulmaması ya da çocuğu yanında görmek istemesi yeterli değildir.

Velayetin değiştirilmesi bakımından özellikle şu şartlar önem taşır:

  1. Boşanmadan sonra yeni veya ciddi bir durum ortaya çıkmış olmalıdır.
    Anlaşmalı boşanma protokolü, boşanma tarihindeki koşullara göre hazırlanır. Sonradan çocuğun yaşam düzenini etkileyen yeni olaylar ortaya çıkabilir. Velayet sahibi ebeveynin başka bir şehre taşınması, çocuğu fiilen başka kişilere bırakması, bakım düzeninin bozulması veya çocuğun mevcut ortamda zarar görmeye başlaması bu kapsamda değerlendirilebilir.
  2. Mevcut velayet düzeni çocuğun yararına aykırı hâle gelmiş olmalıdır.
    Velayetin değiştirilmesi için eski düzenin yalnızca ebeveynlerden biri açısından rahatsız edici olması yetmez. Çocuğun günlük hayatı, gelişimi veya güvenliği olumsuz etkilenmelidir. Mahkeme, çocuğun hangi ebeveyn yanında daha sağlıklı gelişeceğini inceler.
  3. Çocuğun bakım, eğitim veya sağlık düzeninde aksama bulunmalıdır.
    Çocuğun temel bakımının ihmal edilmesi, okula düzenli gönderilmemesi, sık ve gerekçesiz okul değiştirmesi, sağlık kontrollerinin yapılmaması veya tedavisinin aksatılması velayet değişikliği bakımından güçlü nedenler olabilir. Bu iddialar okul kayıtları, devamsızlık çizelgeleri, sağlık raporları ve tanık beyanlarıyla desteklenmelidir.
  4. Çocuğun güvenliği veya psikolojik gelişimi risk altında olmalıdır.
    Şiddet, kötü muamele, ağır psikolojik baskı, bağımlılık, güvenli olmayan ev ortamı veya çocuğun sürekli çatışma içinde bırakılması velayet değerlendirmesinde önemlidir. Bu tür iddialar kolluk tutanakları, uzaklaştırma kararları, sağlık belgeleri, uzman raporları ve sosyal inceleme raporuyla güçlenir.
  5. Kişisel ilişki sürekli ve haksız şekilde engelleniyor olmalıdır.
    Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesinin sürekli engellenmesi, teslim süreçlerinin sabote edilmesi veya çocuğun diğer ebeveynden uzaklaştırılması velayet değişikliği bakımından dikkate alınabilir. Ancak burada önemli olan yalnızca görüşmenin engellenmesi değil, bu davranışın çocuğun diğer ebeveynle bağını ve ruhsal gelişimini nasıl etkilediğidir.
  6. Çocuk diğer ebeveyne karşı yönlendiriliyor veya yabancılaştırılıyor olmalıdır.
    Velayet sahibi ebeveynin çocuğa diğer ebeveyn hakkında sürekli olumsuz telkinde bulunması, görüşme öncesi çocuğu korkutması veya çocuğun diğer ebeveynle bağını bilinçli şekilde zedelemesi mahkemece incelenebilir. Bu durum, özellikle uzman raporları ve çocuğun davranış değişiklikleriyle birlikte değerlendirilir.
  7. Çocuğun fiili yaşam düzeni değişmiş olabilir.
    Çocuk uzun süredir diğer ebeveyn yanında yaşıyor, okul ve sosyal çevresi bu düzene göre oluşmuşsa bu durum velayet değişikliği davasında önem taşıyabilir. Ancak fiili durum tek başına hukuki velayeti değiştirmez; mahkeme kararı gerekir.
  8. İddialar somut delillerle desteklenmelidir.
    Velayet davalarında soyut anlatımlar zayıf kalır. “Çocuğa iyi bakılmıyor”, “çocuk mutsuz”, “diğer ebeveyn ilgisiz” gibi genel ifadeler yerine olay, tarih, delil ve çocuğa etkisi gösterilmelidir. Mahkeme okul kayıtlarını, sağlık belgelerini, sosyal inceleme raporunu, tanıkları, çocuk teslim tutanaklarını ve uzman görüşlerini birlikte değerlendirir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 25.06.2018 tarihli, 2016/17662 E. ve 2018/7967 K. sayılı kararında velayet düzenlemesinde temel ölçütün çocuğun üstün yararı olduğu belirtilmiştir. Kararda, anne ve babanın kusuru, sosyal konumu veya ahlaki değer yargılarının ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınabileceği vurgulanmıştır. Aynı kararda çocukların uzun süredir baba yanında yaşaması, sosyal inceleme raporları ve mevcut düzenin çocuklar bakımından daha uygun görülmesi nedeniyle velayetin babaya verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu kararın önemi şudur: Anlaşmalı boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi davasında mahkeme, yalnızca eski protokoldeki düzenlemeye bağlı kalmaz. Çocuğun dava tarihindeki gerçek yaşam koşullarını, mevcut düzenin çocuğa etkisini ve değişiklik talebinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını inceler.

Çocuğun Üstün Yararı Velayet Değişikliğinde Ne Anlama Gelir?

Çocuğun üstün yararı, çocuğun hangi ebeveyn yanında bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve sosyal yönden daha iyi korunacağını ifade eder. Velayet davasında anne veya babanın isteği değil, çocuğun güncel ihtiyacı esas alınır.

Mahkeme bu değerlendirmede çocuğun yaşını, okul düzenini, sağlık durumunu, psikolojik güvenliğini, kardeş ilişkilerini, sosyal çevresini, bakım veren kişiyle ilişkisini ve diğer ebeveynle sağlıklı bağ kurma imkânını dikkate alır.

Çocuğun alıştığı düzen önemlidir; ancak bu düzen çocuğa zarar veriyorsa korunmaz. Aynı şekilde ebeveynlerden birinin daha yüksek gelirli olması, daha eğitimli olması veya boşanmada daha az kusurlu olması tek başına belirleyici değildir. Bu unsurlar ancak çocuğun yararına somut etkileri varsa dikkate alınır.

Hangi Durumlarda Velayet Diğer Ebeveyne Geçebilir?

Velayet, mevcut düzen çocuğun bakım, eğitim, sağlık, güvenlik veya psikolojik gelişimi bakımından sakıncalı hâle gelmişse diğer ebeveyne geçebilir. Burada önemli olan iddianın çocuğa etkisinin somut şekilde gösterilmesidir.

DurumVelayete EtkisiAçıklama
Çocuğun ihmal edilmesiGüçlü etki doğurabilirBeslenme, hijyen, gözetim ve günlük bakımın aksaması incelenir.
Eğitim düzeninin bozulmasıÖnemli delil olabilirDevamsızlık, başarısızlık, sık okul değişikliği ve ilgisizlik dikkate alınır.
Sağlık ihtiyaçlarının ihmal edilmesiCiddi risk oluşturabilirTedavi, ilaç kullanımı ve doktor kontrollerinin aksaması araştırılır.
Şiddet veya kötü muameleVelayet değişikliğine yol açabilirFiziksel, psikolojik veya duygusal şiddet rapor ve tanıklarla incelenir.
Bağımlılık veya güvenlik riskiÇocuğun yaşamını etkiliyorsa önemlidirAlkol, uyuşturucu, kumar veya riskli çevrenin çocuğa etkisi araştırılır.
Çocuğun diğer ebeveyne karşı yabancılaştırılmasıÖnemli değerlendirme sebebidirÇocuğun diğer ebeveynle bağının bilinçli şekilde zedelenmesi incelenir.
Kişisel ilişkinin sürekli engellenmesiVelayet sorumluluğu yönünden önemlidirGörüşme kararlarının düzenli şekilde uygulanmaması dikkate alınabilir.
Çocuğun fiilen başkalarına bırakılmasıSüreklilik varsa etkili olabilirVelayet sahibi ebeveynin bakım görevini fiilen yerine getirip getirmediği değerlendirilir.
Psikolojik gelişimin zarar görmesiUzman raporuyla güçlenirKaygı, korku, içe kapanma ve davranış değişiklikleri önemlidir.

Bu durumların varlığı tek başına slogan gibi kullanılmamalıdır. Örneğin “çocuk ihmal ediliyor” deniyorsa hangi bakımın aksadığı; “çocuk gösterilmiyor” deniyorsa hangi tarihlerde görüşmenin engellendiği; “çocuk psikolojik olarak etkileniyor” deniyorsa bunun hangi belirtilerle ortaya çıktığı açıklanmalıdır.

Çocuğun Gösterilmemesi Velayetin Değişmesine Sebep Olur mu?

Çocuğun gösterilmemesi, olayın niteliğine göre velayet değişikliği sebebi olabilir. Ancak tek bir görüşmenin yapılamaması ile kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi aynı şekilde değerlendirilmez.

TMK m. 182, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğinin ihtar edileceğini düzenler. Bu nedenle kişisel ilişki kararı yalnızca diğer ebeveynin hakkı değil, çocuğun her iki ebeveynle sağlıklı bağ kurması açısından da önemlidir.

Velayet sahibi ebeveyn çocuğu diğer ebeveynden sürekli uzaklaştırıyor, görüşme günlerini engelliyor, çocuğu korkutuyor veya diğer ebeveyne karşı yönlendiriyorsa bu davranış velayet sorumluluğu bakımından incelenir. Bu iddialar mesaj kayıtları, teslim tutanakları, tanık beyanları ve uzman raporlarıyla desteklenmelidir.

Gelir Durumu Velayetin Değiştirilmesinde Belirleyici midir?

Gelir durumu velayetin değiştirilmesinde tek başına belirleyici değildir. Daha yüksek gelir, çocuğun velayetinin mutlaka o ebeveyne verilmesini sağlamaz.

Mahkeme, çocuğun hangi ortamda daha güvenli ve düzenli gelişeceğine bakar. Düşük gelirli ebeveyn sırf ekonomik durumu zayıf olduğu için velayeti kaybetmez. Çocuğun maddi ihtiyaçları iştirak nafakasıyla da desteklenebilir.

Bununla birlikte gelir tamamen önemsiz değildir. Çocuğun barınma, eğitim, sağlık ve temel bakım ihtiyaçları karşılanmıyorsa ekonomik koşullar velayet değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Fakat yine belirleyici olan gelir seviyesi değil, çocuğun ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığıdır.

Çocuğun Görüşü Velayet Davasında Dikkate Alınır mı?

Velayet davasında idrak çağındaki çocuğun görüşü dikkate alınır. Ancak çocuk kimi isterse velayet doğrudan ona verilmez. Mahkeme, çocuğun beyanını yaşına, olgunluğuna, baskı altında olup olmadığına ve üstün yararıyla uyumuna göre değerlendirir.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 12, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşünü ifade etme hakkını düzenler. Velayet davası çocuğu doğrudan ilgilendirdiği için, yeterli olgunluğa sahip çocuğun uygun yöntemle dinlenmesi gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 18.09.2018 tarihli, 2016/22821 E. ve 2018/9412 K. sayılı kararında, idrak çağındaki çocukların velayet konusunda görüşlerinin alınması ve uzman bilirkişiden sosyal inceleme raporu temin edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu incelemeler yapılmadan velayet hakkında karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır.

Çocuğun beyanı önemlidir; fakat tek başına karar sebebi değildir. Çocuk yönlendirilmiş, korkutulmuş veya sadakat çatışması içinde olabilir. Bu nedenle mahkeme, çocuğun söylediği söz ile çocuğun gerçek yararı arasındaki ilişkiyi ayrıca inceler.

Velayetin Değiştirilmesi Davasında Sosyal İnceleme Raporu

Velayetin değiştirilmesi davasında sosyal inceleme raporu, mahkemeye çocuğun ve ebeveynlerin gerçek yaşam koşulları hakkında teknik değerlendirme sunar. Rapor, tarafların iddialarını somutlaştırdığı için özellikle önemlidir.

4787 sayılı Kanun m. 5’e göre aile mahkemelerinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanlar görev alabilir. Bu uzmanlar mahkemenin istediği konularda araştırma ve inceleme yaparak görüş bildirebilir.

Sosyal inceleme raporunda ebeveynlerin ev ortamı, bakım kapasitesi, çocukla ilişkisi, çocuğun psikolojik durumu ve varsa riskler değerlendirilir. Mahkeme raporla bağlı değildir; ancak rapor eksik veya çelişkili değilse uygulamada güçlü bir delil niteliği taşır.

Velayetin Değiştirilmesi Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Velayetin değiştirilmesi davasında kullanılacak deliller, çocuğun mevcut velayet düzeninden nasıl etkilendiğini göstermelidir. Soyut iddialar yerine çocuğun bakım, eğitim, sağlık, güvenlik ve psikolojik gelişimine ilişkin somut belgeler sunulmalıdır.

Delil TürüNe İşe Yarar?Örnek
Sosyal inceleme raporuEv ortamı ve bakım kapasitesini gösterirUzman raporu, pedagog/psikolog görüşü
Okul kayıtlarıEğitim düzenini ortaya koyarDevamsızlık çizelgesi, öğretmen yazısı, karne
Sağlık belgeleriTedavi veya ihmal iddiasını desteklerHastane raporu, reçete, doktor notu
Tanık beyanlarıGünlük yaşamı ve ebeveyn tutumunu açıklarÖğretmen, komşu, akraba, bakıcı
Mesaj ve arama kayıtlarıİletişim ve engelleme iddialarını gösterebilirSMS, WhatsApp yazışmaları, arama kayıtları
Çocuk teslim tutanaklarıKişisel ilişkinin engellenip engellenmediğini belgeleyebilirTeslim merkezi kayıtları, uzman notları
Kolluk tutanaklarıŞiddet veya güvenlik riskini gösterirPolis/jandarma tutanağı
Uzaklaştırma kararlarıRisk iddiasını güçlendirebilir6284 sayılı Kanun kapsamındaki kararlar
Uzman değerlendirmeleriÇocuğun psikolojik durumunu açıklarPsikolog, pedagog, psikiyatri raporu

Deliller hukuka uygun elde edilmelidir. Gizli hesaplara girmek, casus yazılım kullanmak, özel yazışmaları hukuka aykırı şekilde ele geçirmek veya sistematik gizli kayıt yapmak hem delil değeri hem de hukuki sorumluluk bakımından risklidir.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi davası, aile mahkemesine sunulacak dava dilekçesiyle açılır. Dilekçede boşanma kararı, protokoldeki velayet düzenlemesi, sonradan değişen koşullar ve çocuğun üstün yararı bakımından neden yeni bir karar gerektiği açıklanmalıdır.

Dava açılırken izlenecek temel yol şudur:

  1. Kesinleşmiş boşanma kararının ve protokolün incelenmesi
  2. Çocuğun mevcut bakım, eğitim, sağlık ve güvenlik durumunun belirlenmesi
  3. Kişisel ilişki engelleniyorsa bunun belgelenmesi
  4. Okul, sağlık, mesaj, tutanak, tanık ve uzman delillerinin hazırlanması
  5. Aile mahkemesinde velayetin değiştirilmesi davası açılması
  6. Sosyal inceleme raporu ve gerekirse uzman incelemesi sürecinin yürütülmesi
  7. İdrak çağındaki çocuğun uygun yöntemle görüşünün alınması
  8. Mahkemenin çocuğun güncel yararına göre karar vermesi

Dilekçede olaylar tarih, delil ve çocuğa etkisiyle birlikte anlatılmalıdır. Genel şikâyetler yerine ispatlanabilir vakıalar kullanılmalıdır.

Acil risk varsa dava sırasında geçici önlem talep edilebilir. Örneğin çocuğun şiddet, ihmal, ağır psikolojik baskı veya güvenlik riski altında olduğu ileri sürülüyorsa, mahkeme yargılama bitmeden çocuğun korunmasına yönelik ara karar verebilir.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Ne Kadar Sürer?

Velayetin değiştirilmesi davası büyük şehirlerde yaklaşık 1 yıl, daha küçük şehirlerde ise yaklaşık 8 ay içinde sonuçlanabilmektedir. Süre; mahkemenin iş yüküne, sosyal inceleme raporunun hazırlanmasına, tanık sayısına, delillerin toplanmasına, çocuğun dinlenip dinlenmeyeceğine ve istinaf sürecine göre değişir.

Bazı dosyalar birkaç ay içinde sonuçlanabilir. Sosyal inceleme, tanık, uzman raporu veya istinaf süreci bulunan dosyalar ise bir yıldan uzun sürebilir.

Davanın gereksiz uzamaması için dilekçe açık hazırlanmalı, deliller baştan düzenli sunulmalı ve konu dışı iddialarla dosya ağırlaştırılmamalıdır.

Velayetin Değiştirilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Velayetin değiştirilmesi davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

4787 sayılı Kanun m. 4, aile mahkemelerinin Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden doğan dava ve işleri göreceğini düzenler. Velayetin değiştirilmesi de aile hukukundan doğan bir dava olduğu için görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Yetki bakımından çocuğun fiilen yaşadığı yer, tarafların yerleşim yerleri ve önceki boşanma kararının verildiği mahkeme bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir. Yetki konusu dava açılmadan önce dikkatle belirlenmelidir; aksi hâlde dosya esasa girilmeden usul tartışmasına dönebilir.

Sonuç

Anlaşmalı boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi mümkündür. Ancak bunun için protokoldeki düzenlemeden memnun olmamak yeterli değildir. Mahkeme, çocuğun güncel yararını esas alır.

Velayet değişikliği talep eden ebeveyn, çocuğun mevcut düzen içinde neden zarar gördüğünü veya diğer ebeveyn yanında neden daha iyi korunacağını somut delillerle açıklamalıdır. Kişisel ilişkinin engellenmesi, ihmal, eğitim veya sağlık düzeninin bozulması, şiddet, bağımlılık, psikolojik baskı ve çocuğun diğer ebeveyne karşı yabancılaştırılması bu davalarda önem taşıyabilir.

Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere velayet düzenlemesinde asıl ölçüt anne veya babanın isteği değil, çocuğun üstün yararıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Velayetin değiştirilmesi ile velayetin kaldırılması arasındaki fark nedir?

Velayetin değiştirilmesinde velayet bir ebeveynden diğerine geçer. Velayetin kaldırılması ise daha ağır bir müdahaledir ve velayet hakkının kaldırılması anlamına gelir. Anlaşmalı boşanmadan sonra açılan davalarda çoğunlukla talep, velayetin kaldırılması değil velayetin değiştirilmesidir.

Annenin veya babanın yeniden evlenmesi velayeti etkiler mi?

Yeniden evlenmek tek başına velayet değişikliği sebebi değildir. TMK m. 349’a göre velayet sahibi anne veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak yeni evlilik çocuğun güvenliğini, bakım düzenini veya psikolojik gelişimini olumsuz etkiliyorsa mahkeme bu durumu dikkate alabilir.

Velayet değişirse iştirak nafakası da değişir mi?

Evet. Velayet değişirse iştirak nafakası da yeni duruma göre yeniden düzenlenebilir. Çocuk artık diğer ebeveyn yanında yaşayacaksa, çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğü de buna göre belirlenir.

Dava devam ederken geçici velayet talep edilebilir mi?

Acil risk bulunan durumlarda dava devam ederken geçici düzenleme talep edilebilir. Çocuğun şiddet, ihmal, ağır psikolojik baskı veya güvenlik riski altında olduğu ileri sürülüyorsa mahkeme geçici önlem değerlendirmesi yapabilir.

Çocuk fiilen diğer ebeveyn yanında yaşıyorsa velayet değişmiş sayılır mı?

Hayır. Çocuğun fiilen diğer ebeveyn yanında yaşaması velayeti kendiliğinden değiştirmez. Ancak bu durum uzun süredir devam ediyor ve çocuğun istikrarlı düzeni bu şekilde oluşmuşsa, velayetin değiştirilmesi davasında önemli bir olgu olarak değerlendirilebilir.

Velayetin değiştirilmesi için arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. Velayetin değiştirilmesi davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Çünkü velayet, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir alacak veya ticari uyuşmazlık değildir. Mahkeme çocuğun üstün yararını esas alır.

Eski protokoldeki kişisel ilişki düzeni de değiştirilebilir mi?

Evet. Velayet değişirse çocukla kişisel ilişki düzeni de yeni duruma göre yeniden belirlenebilir. Mahkeme, çocuğun yaşı, okul düzeni, tarafların yerleşim yerleri ve çocuğun ihtiyaçlarına göre yeni görüşme günleri oluşturabilir.

Düşüncelerinizi Paylaşın