Girdi çıktı yapılan işçi, fiilen çalışmaya devam etmesine rağmen SGK kayıtlarında işten çıkış ve yeniden işe giriş yapılmış gibi gösterilen işçidir. İşçi aynı işyerinde veya aynı işverene bağlı iş organizasyonu içinde çalışmayı sürdürüyorsa, yalnızca SGK kayıtlarında görünen giriş-çıkış işlemi işçinin kıdemini, yıllık izin hakkını, ihbar süresini ve işçilik alacaklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu durumda asıl önemli olan, iş sözleşmesinin gerçekten sona erip ermediği, işçinin fiilen çalışmaya ara verip vermediği ve yapılan işlemin gerçek bir fesih mi yoksa kağıt üzerinde yaratılmış bir kesinti mi olduğudur.
Girdi çıktı yapılması her durumda hukuka aykırı kabul edilmez. Gerçek bir fesih, hakların ödenmesi ve daha sonra yeni bir iş ilişkisi kurulması mümkün olabilir. Ancak işçi fiilen çalışmaya devam ettiği halde kayıt üzerinde çıkış-giriş yapılmışsa, bu işlem işçinin haklarını kısıtlama amacı taşıyorsa veya çalışma süresini bölerek kıdem, ihbar, yıllık izin ve iş güvencesi haklarını etkiliyorsa, işçi toplam çalışma süresi üzerinden haklarını talep edebilir. Bu nedenle girdi çıktı yapılan işçinin hakları değerlendirilirken yalnızca SGK kayıtlarına değil, fiili çalışma düzenine, ücret ödemelerine, tarafların gerçek iradesine ve işçinin hak kaybına uğrayıp uğramadığına bakılır.
Girdi Çıktı Yapılması Nedir?
Girdi çıktı yapılması, bir işçinin aynı işyerinde veya aynı işverene ait farklı şirketlerde fiilen çalışmaya devam etmesine ya da kısa aralıklarla çalıştırılmasına rağmen, SGK kayıtlarında işten ayrılmış ve yeniden işe başlamış gibi gösterilmesi işlemidir. İşverenler bu yönteme zaman zaman işçinin kıdem süresini bölmek, yıllık izin hak edişlerini etkilemek veya iş güvencesi hükümlerinden kaçınmak amacıyla başvurabilmektedir. Ancak her giriş çıkış işlemi usulsüz kabul edilmez; aradaki boşluğun süresi, feshin niteliği ve tarafların gerçek iradesi bu durumun belirlenmesinde esastır.
Aynı İşyerinde Girdi Çıktı Yapılması Ne Anlama Gelir?
Aynı işyerinde girdi çıktı yapılması, işçinin fiilen çalışmaya devam etmesine rağmen SGK kayıtlarında çıkış ve yeniden giriş yapılmış gibi gösterilmesi anlamına gelir. İş hukuku ilkelerine göre, işçinin fiili çalışması kesintisiz devam ediyorsa veya aradaki boşluklar hayatın olağan akışına aykırı şekilde çok kısa süreleri kapsıyorsa, kağıt üzerindeki bu giriş ve çıkışların hukuki geçerliliği mahkemece sorgulanır. İş hukukuna hakim olan “işçinin korunması” ve “gerçek durumun esas alınması” ilkeleri gereğince, fiili kesintisizliğin ve işverenin işçinin haklarını kısıtlama amacının tespit edildiği durumlarda, işçinin çalışması tek bir bütün olarak kabul edilmeye uygundur. Ancak aradaki kopukluk gerçek bir fesihten ve uzun bir zaman diliminden kaynaklanıyorsa, her bir dönem kendi içinde bağımsız değerlendirilir.

Girdi Çıktı Yapılması Kıdem Süresini Sıfırlar mı?
Girdi çıktı yapılması, aradaki işlemlerin muvazaalı olduğunun ve çalışmanın fiilen kesintisiz sürdüğünün ispatlanması halinde kıdem süresini sıfırlamaz. 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, işçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem tazminatı hesabında birleştirilmesi kuralı, işlemlerin yapay bir kesinti yaratmak amacıyla yapıldığı durumlarda uygulama alanı bulur. İşveren SGK üzerinden çıkış ve giriş yapmış olsa bile, fiili süreklilik kanıtlandığı takdirde işçinin toplam çalışma süresi (kıdemi) ilk işe giriş tarihinden itibaren hesaplanır. Bu değerlendirme, girdi çıktı yapılan işçinin hakları bakımından özellikle kıdem süresinin ve buna bağlı tazminat hesabının belirlenmesinde önem taşır.
Girdi Çıktı Yapılan İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
Girdi çıktı yapılan işçi kıdem tazminatı alabilir, ancak bu durum çalışmanın kesintisizliğine ve feshin şekline bağlıdır. Kağıt üzerindeki giriş çıkışların yapay olduğu ve fiili çalışmanın sürdüğü kanıtlanırsa, işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için toplam çalışma süresinin en az 1 yıl olması yeterli kabul edilir. İşçi, girdi çıktı yapılması uygulamasının haklarını zedelediğini ve bu durumun güven ilişkisini sarstığını ispatlayarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshederse, tüm çalışma süresinin toplamı üzerinden ve güncel son ücreti baz alınarak kıdem tazminatını talep etme hakkı doğabilir. Bu nedenle girdi çıktı yapılan işçinin hakları incelenirken yalnızca son SGK giriş tarihi değil, işçinin toplam fiili çalışma süresi esas alınmalıdır.
Girdi Çıktı Yapılması İhbar Tazminatı ve Yıllık İzin Hakkını Etkiler mi?
Girdi çıktı yapılması, usulsüzlüğün ve fiili kesintisizliğin ispatlandığı dosyalarda ihbar tazminatı ve yıllık izin hakkını olumsuz anlamda etkilemez. Şöyle ki:
- İhbar Süresi ve Tazminatı: İşçinin ihbar süresi, kağıt üzerindeki son giriş tarihine göre değil; giriş çıkışların yapay olduğu kanıtlandığı takdirde, ilk işe giriş tarihinden itibaren geçen toplam süreye göre belirlenir. Toplam süreye paralel olarak ihbar öneli de artış gösterir.
- Yıllık Ücretli İzin: İşçinin yıllık izin gün sayısı toplam kıdemine göre hesaplanır. Girdi çıktı yapılarak işçinin hak ettiği izin gün sayısının artmasının engellenmeye çalışıldığı mahkemece tespit edilirse, bu yöndeki işlemler hukuken koruma görmez.
Önemli Not: İşçiye girdi çıktı dönemlerinde geçmişe yönelik “kıdem tazminatı” veya “tasfiye” adı altında bazı ödemeler yapılmışsa; mahkeme bu ödemelerin gerçek bir fesihten mi kaynaklandığını yoksa avans niteliğinde mi olduğunu inceler. Gerçek bir fesih yoksa, yapılan ödemeler son fesihte toplam kıdemden mahsup edilebilir; yıllık izin haklarının ise kural olarak paraya tahvil edilerek sıfırlanması mümkün olmadığından sürekliliği esas alınır. Dolayısıyla geçmişte usulsüz ödemeler yapılmış olması, girdi çıktı yapılan işçinin hakları üzerinde mutlak bir feragat veya sıfırlanma sonucu doğurmaz; mahkeme fiili çalışma ilişkisinin gerçek durumuna göre karar verir.
Girdi Çıktı Yapılan İşçi Hangi Delillerle Haklarını İspatlayabilir?
Girdi çıktı yapılan işçinin açacağı davada fiili ve kesintisiz çalışmayı ispat yükü davacıda yani işçi tarafındadır. Dolayısıyla işçi, çalışmasının aralıksız devam ettiğini ve giriş çıkışların kağıt üzerinde kaldığını şu delillerle ispatlamalıdır:
- İşyeri ortamında çekilmiş tarihli fotoğraflar ve kamera kayıtları,
- İş süreçlerinde kullanılan WhatsApp, e-posta veya kurumsal yazışma kayıtları,
- Müşterilerle, kargo firmalarıyla veya tedarikçilerle yapılan imzalı teslimat belgeleri,
- İşyeri arkadaşları, komşu işyeri çalışanları veya müşterilerin tanık beyanları,
- Maaş ödemelerine ilişkin banka dekontları ve elden ödeme makbuzları.
Bu deliller, girdi çıktı yapılan işçinin hakları yönünden kayıt üzerindeki kesinti ile fiili çalışma arasındaki farkın ortaya konulmasını sağlar.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, işçinin SGK kayıtlarında kesintili görünmesine rağmen fiilen aynı işyerinde çalışmaya devam edip etmediği değerlendirilmiştir. Kararda, işçinin aynı dönemde başka işverenliklerde çalışmasının tek başına davalı işyerindeki fiili çalışmayı ortadan kaldırmayacağı; somut olayda fiili çalışma olgusu varsa hizmet süresinin buna göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle girdi çıktı uyuşmazlıklarında yalnızca SGK kaydı değil, işçinin fiilen çalışıp çalışmadığı ve bunu gösteren deliller önem taşır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2015/24764 E., 2017/10972 K., 20.06.2017.
Girdi Çıktı Yapılan İşçi Ne Yapmalı?
Girdi çıktı yapılan işçinin hak kaybına uğramamak adına atabileceği adımlar şunlardır:
- E-devlet üzerinden SGK hizmet dökümünü düzenli kontrol ederek usulsüz giriş-çıkış şüphesi uyandıran kayıtları tespit etmek,
- Durumun hak ihlali yarattığı kanaatindeyse, yasal şartları uyarınca noter kanalıyla ihtarname göndererek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme yoluna gitmek,
- Fesih sonrası talep edilen kıdem, ihbar ve yıllık izin alacakları için yasal bir zorunluluk olan arabuluculuk başvurusunda bulunmak,
- Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa İş Mahkemesinde alacak davası veya prim boşlukları mevcutsa Hizmet Tespit Davası açmaktır.
Bu adımlar, girdi çıktı yapılan işçinin hakları bakımından sürecin doğru yürütülmesi ve olası hak kayıplarının önlenmesi açısından önemlidir.
Girdi Çıktı Yapılan İşçinin Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular
İşçiye haber verilmeden SGK çıkışı yapılabilir mi?
İşçi fiilen çalışmaya devam ederken SGK’da çıkış yapılması, kayıtların gerçek durumu yansıtmadığı iddiasına konu olabilir. SGK sisteminde çıkış yapılmış olması tek başına iş ilişkisinin gerçekten sona erdiğini göstermez. Bu durumda işçinin fiilen çalışmaya devam edip etmediği, ücret ödemeleri, işyeri kayıtları ve tarafların gerçek iradesi birlikte değerlendirilir.
SGK hizmet dökümünde çıkış görünüyorsa işçi ne yapmalı?
İşçi çalışmaya devam ettiği halde SGK hizmet dökümünde çıkış görünüyorsa durumu öncelikle yazılı olarak işverene sormalı, feshin gerçek bir iradeye dayanıp dayanmadığını netleştirmeli ve yasal haklarını korumak adına hukuki süreci başlatmayı değerlendirmelidir.
Girdi çıktı yapıldığında önceki çalışma süresi tamamen silinir mi?
Hayır, yargılama aşamasında fiili kesintisizliğin ve aradaki işlemlerin muvazaalı olduğunun ispatlanması durumunda geçmiş süreler güncel çalışmaya eklenerek tek bir bütün olarak hesaplamaya dahil edilebilir.
İşveren girdi çıktı yaparken işçiden imza almışsa ne olur?
İşveren girdi çıktı esnasında işçiye ibraname veya istifa dilekçesi imzalatmışsa mahkeme bu belgeleri doğrudan geçersiz saymaz; belgenin gerçek iradeyi yansıtıp yansıtmadığını, imza tarihini, işçinin ertesi gün çalışmaya devam edip etmediğini ve o esnada bankadan gerçek bir ödeme yapılıp yapılmadığını titizlikle değerlendirir.
Girdi çıktı yapılan işçi arabuluculuğa başvurmak zorunda mı?
Evet, girdi çıktı uygulamalarından kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin gibi işçilik alacaklarının dava yoluyla talep edilebilmesi için öncelikle zorunlu arabuluculuk bürosuna başvurulması kanuni bir şarttır.
Aynı işverenin farklı şirketlerinde çalışmak kıdemi etkiler mi?
Farklı şirketler arasında geçiş yapılması durumunda kıdemin etkilenip etkilenmeyeceği somut olaya göre değişir. Eğer bu şirketler arasında organik bağ, ortak yönetim, fiili işverenlik ilişkisi veya aynı iş organizasyonu içinde çalışma durumu ispatlanırsa, süreler birlikte değerlendirilerek tek bir kıdem hesabı yapılabilir.
Girdi çıktı yapılan işçi işe iade davası açabilir mi?
Girdi çıktı yapılan işçi; işyerinde en az 30 işçi çalışması, işçinin en az 6 aylık kıdeme sahip olması, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışması, işveren vekili konumunda olmaması ve fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuğa başvurması şartları varsa işe iade sürecini başlatabilir. Bu şartların değerlendirilmesinde kağıt üzerindeki giriş-çıkış işlemleri değil, fiili çalışma süresi ve iş ilişkisinin gerçek durumu da dikkate alınabilir.
Girdi çıktı yapılması emekliliği etkiler mi?
Girdi çıktı işlemleri esnasında eğer SGK prim günlerinde boşluklar bırakılmışsa, bu durum işçinin emeklilik için gereken toplam prim gün sayısını olumsuz etkileyebilir. Bu eksik günlerin fiilen çalışıldığının kanıtlanması halinde hizmet tespit davası yoluyla tamamlanması istenebilir.
İşsizlik maaşı alırken işe girip tekrar çıkarsam ne olur?
İşsizlik maaşı alırken yeniden işe girilmesi halinde bu durumun İŞKUR’a bildirilmesi gerekir ve işe başlanmasıyla birlikte ödenek kesilebilir. Yeni işten ayrıldıktan sonra eski işsizlik ödeneğinden kalan sürenin devam edip etmeyeceği; yeni işte geçen süreye, yeniden işsizlik ödeneği şartlarının oluşup oluşmadığına, çıkış nedenine ve İŞKUR değerlendirmesine göre belirlenir.
Sonuç
Girdi çıktı yapılan işçinin hakları, yalnızca SGK kayıtlarında görünen çıkış ve yeniden giriş işlemlerine bakılarak ortadan kaldırılamaz. İşçinin fiilen çalışmasını sürdürdüğü ve işlemlerin hakları kısıtlama amacı taşıdığı durumlarda, kağıt üzerindeki giriş çıkışlar hesaba katılmayarak hak edişler toplam süre üzerinden belirlenebilir. Ancak dava sürecinde fiili çalışmanın doğru delillerle ispatlanması, gerçek fesih ile kağıt üzerindeki işlemin ayrılması ve usul işlemlerinin eksiksiz yürütülmesi şarttır. Aksi halde söz konusu başvurulardan olumsuz sonuçlar alınabilir veya alacak haklarına geç ulaşılabilir. Hak kaybına uğramamak ve yasal hakların sınırlarını doğru çizebilmek adına sürecin başından itibaren alanında uzman bir iş hukuku avukatından destek alınması önemle tavsiye edilir.